ÇATALCA'DA 4 SAĞIR VE DİLSİZİN KARIŞTIĞI CİNAYET BİR YIL SONRA AYDINLATILDI ÇATALCA'DA 4 SAĞIR VE DİLSİZİN KARIŞTIĞI CİNAYET BİR YIL SONRA AYDINLATILDI

Haber: EDDA SÖNMEZ - Kamera: SADIK KARAKULOĞLU

6 Şubat 2023'te yaşanan deprem felaketinin birinci yıl dönümünde DİSK, KESK, TMMOB ve Türk Tabipler Birliği, Beşiktaş Barboros Bulvarı'nda anma etkinliği düzenledi.

"Gün gelecek, devran gelecek AKP halka hesap verecek" "AKP'den hesabı emekçiler soracak" sloganları atıldığı etkinlikte "6 Şubat depremini unutmadık" yazılı pankart açıldı.

Depremde hayatını kaybedenler anısına saygı duruşuyla başlayan etkinlikte konuşan TMMOB İstanbul İl koordinatörü Seyfettin Avcı, depremde hayatını kaybeden vatandaşlar için başsağlığı dileyerek şu ifadeleri kullandı:

"AKP İKTİDARI SORUMLULUĞU ÜZERİNDEN ATMAK İÇİN ELİNDEN GELENİ YAPTI"

"Depremde yaşanan kayıplara ve yıkımlara ilişkin tüm veriler aradan geçen 1 yıl sonunda henüz tam anlamıyla açıklanmış değildir. Depremin ilk günlerinde, yaşanan yıkımın büyüklüğü toplumdan saklanmaya, her şeyin kontrol altında olduğu imajını yaratmaya çalışıldı.  Afetle mücadele konusunda büyük bir başarısızlık gösteren AKP iktidarı, ilk günden itibaren sorumluluğu üzerinden atmak için elinden gelen her şeyi yaptı. Felaketin boyutlarını büyüten ve hepimizin canının daha fazla yanmasına neden olan şey ise afet sonrasında yaşananlar oldu. Deprem sonrasında arama kurtarma faaliyetlerinde yaşanan zafiyetler nedeniyle binlerce kişi günlerce enkaz altında kurtarılmayı bekledi. Depremzedeler enkaz altındaki yakınlarını kurtarabilmek için ne bir arama kurtarma timine, ne de gerekli teçhizata ulaşabildiler. AFAD’ın yetersizliğine ve beceriksizliğine, bir yardım kuruluşu olmaktan çıkartılarak bir şirket haline dönüştürülen Kızılay’ın skandalları eklendi. Depremzedeler haftalarca çadır beklerken, Kızılay’ın elindeki çadırları şirketlere ve yardım kuruluşlarına pazarladığı ortaya çıktı. Yıkım ve enkaz kaldırma çalışmaları halk sağlığı ve çevre sorunları yaratacak biçimde yürütülmeye devam edildi. AKP iktidarı tüm bu fiyaskolarını ve beceriksizliklerini bastırabilmek için her zaman olduğu gibi farklı kesimleri hedef haline getirmeye çalıştı."

Siyasi iktidarın deprem bölgesine giden yardım malzemelerine AFAD üzerinden el koymaya çalıştığını belirten Avcı, İktidar partisi ve yandaş gazetelerin demokratik kitle örgütlerini, yardım sağlayan gönüllü kuruluşları, belediyeleri hatta tribün gruplarını bile hedef gösterdiğini ifade etti.

 

"DAHA ARAMA KURTARMA FAALİYETLERİ TAMAMLANMADAN ENKAZ KALDIRMA ÇALIŞMALARI BAŞLATILDI"

Siyasi iktidarın yaşanan felaketin sorumluluğunu kabul etmek yerine  sorumluluğu başkalarının üzerine yıkmaya çalıştığını vurgulayan Avcı şöyle devam etti:

"Siyasi iktidar, tüm bu yaşananlardan hiçbir ders çıkarmadığını deprem sonrasındaki uygulamalarıyla bir kez daha gösterdi. Daha arama kurtarma faaliyetleri bile tamamlanmadan, gerekli deliller toplanmadan alelacele enkaz kaldırma çalışmaları başlatıldı. Enkazlar kaldırılmadan ise yüz binlerce konutun inşası için sözleşmelerin yapıldığı ilan edildi. Henüz jeolojik inceleme ve etütler bile yapılmadan yeni yerleşim yerlerinin temel atma törenleri yapıldı."

"ERDOĞAN'IN SÖZLERİ HATAY’A İKTİDARIN BİLİNÇLİ OLARAK YARDIM ULAŞTIRMADIĞININ İTİRAFI NİTELİĞİNDEDİR"

Tüm bu sorunların aradan geçen 1 yıla rağmen devam etmesinin ülke adına utanç verici olduğuna dikkat çeken Avcı, "Bir utanç verici olaya da 3 Şubat 2024 tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hatay’da yaptığı konuşmada şahit olduk. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 'Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay'a geldi mi?' sözleri depremden en çok etkilenen ilimiz olan Hatay’a iktidarın bilinçli olarak yardım ulaştırmadığının itirafı niteliğindedir.Yerel seçimlerin yaklaştığı bu süreçte ‘oy yoksa yaşam hakkı da, hizmette yok’ diyerek depremzedeleri tehdit eden bu sözler, Türkiye siyasal tarihine bir kara leke olarak geçmiştir." dedi.

"6 ŞUBAT DEPREMLERİ ŞEHİRLERİMİZİN DEPREME HAZIR OLMADIĞI GERÇEĞİNİ ACI BİR BİÇİMDE ORTAYA ÇIKARMIŞTIR"

Aradan geçen 1 yılın ardından depremden en fazla zarar gören illerin temel sorunlarının dahi henüz giderilmediğini söyleyen Avcı, "Barınma, sağlık, gıda, su gibi en temel ihtiyaçların tam anlamıyla karşılanamaması felakete dönüşen afetin etkisini artırmıştır. Enkaz ve yıkım çalışmaları ise tam bir kaos yaratmakta ve yeni sorunlara sebebiyet vermektedir. Bu durum depremden etkilenen tüm illerde neredeyse aynı düzeydedir. 6 Şubat depremleri, bugüne kadar yaşadığımız pek çok büyük depreme karşın ülkemizin, şehirlerimizin, binalarımızın, kurumlarımızın ve halkımızın depreme hazır olmadığı gerçeğini çok acı biçimde ortaya çıkarmıştır." diye konuştu.

"BUNDAN SONRA YAŞANACAK FELAKETLERİN SORUMLULUĞU AKP İKTİDARINDADIR"

Yıllar içerisinde, akıl ve bilimi dışlayan anlayışların doğa olaylarının afete/felakete dönüşmesini sağladığını söyleyen Avcı, "Yaşadığımız büyük kayıplar ve derin acılar bizlere bir kez daha göstermiştir ki aklı, bilimi, planlamayı ve denetimi dışlayan yönetim anlayışı, ülkemizin geleceğine yönelik en büyük tehdittir. Tüm bu kayıplar ve hasarlar, 6 Şubat’ın üzerinden geçen 1 yıla rağmen depremzedelerin çözülmeyen sorunları bizlere şunu göstermektedir; Bu süreçte yaşanan felaketler gibi bundan sonra yaşanacak felaketlerin sorumluluğu da deprem vergilerinin hesabını dahi veremeyen AKP iktidarındadır." dedi.

KESK İstanbul Dönem Sözcüsü Fadime Kavaksevinç ise depremin acısının halen yüreklerde olduğunu belirterek, "Bu ülkenin 11 iline sıcak çorba 72 saat sonra ulaştırılmıştır. Bu ülkede depremzede oldukları halde sağlık hizmeti vermeye zorlanmıştır depremzede sağlık emekçileri. Bizler, ülkenin diğer bölgesinde yaşayan sağlık emekçileri, bulunduğumuz ilin sağlık müdürlüklerine 'bizler gönüllüyüz, bizler deprem bölgesine gitmek istiyoruz' dediğimiz halde ne yazık ki acilen görevlendirilmedik. Oralara gitseydik eğer, depremzede sağlık çalışanları, aynı zamanda hizmet vermek zorunda kalmayacaktı." dedi.

"ŞU AN HASTANELERİMİZDE KAN BULAMIYORUZ ÇÜNKÜ KIZILAY GÜVENİ YİTİRDİ"

Hastanelerde kan sıkıntısının yaşandığını belirten Kavaksevinç, "Bizler biliyoruz ki Kızılay şu an kan bağışı bile toplayamıyor.  Çünkü insanlar o soğukta, açlıkta ve yoksullukla, soğukta tir tir titrerken Kızılay'ın çadırları sattığını duyduk. Kızılay'ın yardım için göndermesi gereken yardım maddelerini sattığını duyduk. O nedenle de bu ülkede yaşayanların Kızılay'a güveni kalmadı. O nedenle de şu an hastanelerimizde kan bulamıyoruz. Çünkü Kızılay güveni yitirdi." ifadelerini kullandı.

İstanbul Tabip Odası Başkanı Nergis Erdoğan ise şöyle konuştu:

"Bir daha aynı olayların yaşanmaması için İstanbul Tabip Odası olarak, şimdiden deprem çalışma grubu oluşturduk. Bunun içinde meslek odaları var, yerel yönetimler var ve bu halkayı çok genişletmeliyiz. Sağlık alanının bir daha enkaz altında kalmaması için ve hep birlikte, sizlerle birlikte çalışmak zorundayız. Biz emekçilerin durmaya hiçbir şekilde lüksü, hakkı yok. Hep birlikte bir yandan geçirdiğimiz depremin yaralarını sararak, hep birlikte önümüzdeki günlere bir daha enkaz altında kalmamak için hazırlanmaya davet ediyorum. Hepinizi mücadeleye davet ediyorum" 

Açıklamaların ardından depremde hayatını kaybeden yurttaşlar için mumlar yakıldı, karanfiller bırakıldı.

 

Kaynak: anka