(ANKARA) - Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Tam 237 gündür; Gazze’de kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere masum siviller dünyanın gözü önünde, İsrail tarafından katlediliyor. Bu acımasız saldırılar, İsrail’in bir devlet gibi değil terör örgütü gibi davrandığının en büyük kanıtıdır. Gazze’de mazlumun ve haklının yanında yer almayan hiç kimsenin, ne insan hakları ne de bölgesel ve küresel barış konusunda söyleyecek sözü yoktur, olamaz. Soykırım ve katliam yapan İsrail, hak ettiği cezayı almalıdır, mutlaka alacaktır" dedi.

“Anayasa Mahkemesi'nin Temel Haklar Alanındaki Kararlarının Etkili Şekilde Uygulanmasının Desteklenmesi Avrupa Birliği – Avrupa Konseyi Ortak Projesi” kapsamında Adil Yargılanma Hakkı Eğitimi Açılış Töreni, Ankara’da bir otelde yapıldı.

Törene; Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ve bakan yardımcıları, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya ve AYM üyeleri, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez ve Yargıtay üyeleri, Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Muhittin Özdemir, Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği temsilcileri katıldı.

"Tam 237 gündür Gazze'de kadınlar ve çocuklar dünyanın gözü önünde katlediliyor"

Törende konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılarına ilişkin, "Kıymetli misafirler; projenin ana temasını oluşturan temel hak ve özgürlükler; bütün insanlığın ortak değeridir ve evrensel niteliktedir. Bütün insanlar, temel hak ve özgürlüklerden, eşit bir şekilde faydalanmalı ve herhangi bir çifte standarda tabi tutulmamalıdır. Ancak üzülerek ifade etmeliyim ki; Filistin’de 7 Ekim’den beri, insanlık adına bildiğimiz ne kadar değer varsa,  hepsinin sadece kağıt üzerinde kaldığını görüyoruz. İnsan onurunun ve toplumsal adaletin vazgeçilmez esası olan temel hak ve özgürlüklerin Gazze’de, işgalci İsrail tarafından enkaz altında bırakıldığına maalesef hep birlikte şahit oluyoruz. Tam 237 gündür; Gazze’de kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere masum siviller dünyanın gözü önünde, İsrail tarafından katlediliyor" diye konuştu.

"Görüntülere bakmaya can dayanmıyor"

Tunç, İsrail'in Filistin'e yönelik bugüne kadarki saldırılarında 16 bin çocuk ve 10 bini kadın olmak üzere 36 bin Filistinlinin hayatını kaybettiğini, 80 bin 643 kişinin yaralandığını hatırlattı. Tunç, "Halkın sığındığı hastaneler, okullar, camiler ve kiliseler bombalanıyor. Sivil altyapı kasten tahrip ediliyor. Son Refah saldırısıyla birlikte Gazze’deki insanlık dışı katliam, soykırımı da geçerek, kelimelerle ifade edilemeyecek bir boyuta ulaşmıştır. Yerlerinden edilen Filistinlilerin sığındığı çadırlar bile İsrail savaş uçakları tarafından acımasızca bombalandı. Kadın, çocuk demeden masum insanlar diri diri yakıldı. Görüntülere bakmaya can dayanmıyor, kalp dayanmıyor" dedi. 

"Soykırım ve katliam yapan İsrail hak ettiği cezayı almalıdır"

Tunç, İsrail'in Refah saldırılarını Uluslararası Adalet Divanı’nın Refah’ta saldırıların durdurulması kararı almasından sonra gerçekleştiğine dikkat çekerek, şöyle konuştu:

"Bu acımasız saldırılar, İsrail’in bir devlet gibi değil terör örgütü gibi davrandığının en büyük kanıtıdır. İnsanlık maalesef Gazze sınavını, başarıyla verememektedir. Uluslararası mekanizmalar işgalci İsrail’e karşı harekete geçmek için daha neyi beklemektedir. Bunun için kaç masum insan daha can vermelidir? Geçmişte Bosna’da binlerce masum insanın katledilişine göz yumanlar, bugün de Gazze’de ne yazık ki aynı duyarsızlığı bir kez daha sergilemektedirler. Şahit olduğumuz bu acı tablo, evrensel insan hakları doktrinine olan inancımızı, yeniden inşası mümkün olmayacak bir şekilde yıkmaktadır. Gazze’de mazlumun ve haklının yanında yer almayan hiç kimsenin, ne insan hakları ne de bölgesel ve küresel barış konusunda söyleyecek sözü yoktur, olamaz. Soykırım ve katliam yapan İsrail, hak ettiği cezayı almalıdır, mutlaka alacaktır."

Erdoğan'ın sözünü hatırlattı

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Dünya 5'ten büyüktür" sözünü hatırlatan Tunç, "Biz sayın Cumhurbaşkanımızın da belirttiği gibi dünya 5’ten büyüktür ve daha adil bir dünya düzeni mümkündür diyoruz. Bu çerçevede uluslararası insan hakları mekanizmalarının da daha adil ve etkin bir şekilde işlemesine katkı sağlayacak reformları bugünden tezi yok hep birlikte gerçekleştirmeliyiz. Uluslararası kuruluşlarda yapılacak reformların yanında aynı zamanda Filistin’in devlet olarak tanınmasını bilhassa önemsiyoruz" diye konuştu.

Bakan Tunç; Norveç, İrlanda ve İspanya'nın Filistin'i resmen tanıma kararlarından memnuniyet duyduğunu belirterek, "Bu onurlu ve cesur kararın altına imza atan ülke liderlerini tebrik ediyoruz. Henüz Filistin’i tanımayan ülkeleri bir an önce bu konuda adım atmaya davet ediyoruz" dedi. 

Son 22 yılda önemli yapısal reformlara imza attıklarını söyleyen Tunç, "Bu kapsamda tarafsız ve bağımsız mahkemede yargılanma hakkını güçlendirmek için devlet güvenlik mahkemelerini kaldırdık. Ceza Muhakemesi Kanunu 250. maddesinde ve Terörle Mücadele Kanunu 10. maddede düzenlenen özel yetkili mahkemeleri kapattık. Anayasa değişikliğiyle askeri mahkemeleri kaldırdık. Böylece sivil ve askeri yargı ayrımına son vererek, yargı birliğini sağladık" ifadesini kullandı.

CHP’li Demir’e dert yanan esnaf: “Eskiden yüzde 90 eşya almaya geliyordu, şimdi satmaya geliyor” CHP’li Demir’e dert yanan esnaf: “Eskiden yüzde 90 eşya almaya geliyordu, şimdi satmaya geliyor”

"Hâkim ve savcı ile personel sayımızı arttırdık"

"Hâkim ve savcıların iş yükü dağılımını dengelemek amacıyla yeni mahkemelerin kurulmasını sağladık, hâkim ve savcı ile personel sayımızı arttırdık" diyen Tunç, şunları kaydetti:

"Hâkim ve savcı sayımızı son 22 yılda 9 binden, 25 bine yükselttik. Hâkim ve savcılarımızın yanında, zabıt kâtibinden mübaşire, infaz koruma memurundan sosyal çalışmacıya kadar Adalet teşkilatımızın ihtiyaç duyduğu personel sayısını 22 yılda 55 binden 178 bine çıkardık. Yine güven veren ve erişilebilir bir adalet sistemi için, ilk derece mahkemelerimizin sayısını 3 bin 727’den 7 bin 339’a yükselttik. İstinaf mahkemesi daire sayısını; 279’dan 546’ya çıkardık."

Tunç, 8'nci ve 9'ncu yargı paketine ilişkin ise "Bakanlık olarak Anayasa Mahkemesi’nin ve tüm yüksek yargı mercilerinin kararlarının uygulanması konusuna titizlikle yaklaşıyoruz. Mahkeme tarafından verilen kararlar eğer bir mevzuat düzenlemesi gerektiriyorsa, Mevzuat Genel Müdürlüğümüz kanuni değişiklikler yapılması amacıyla Meclis çalışmalarına yardımcı olmaktadır. Bu kapsamda 8. yargı paketiyle Anayasa Mahkemesi’nin vermiş olduğu iptal kararları doğrultusunda çok sayıda düzenleme yaptık. Yine önümüzdeki süreçte, çıkaracağımız 9. yargı paketiyle de Anayasa Mahkemesi'nin vermiş olduğu kararlar doğrultusunda düzenlemeler yapacağız" diye konuştu.

AYM ve AİHM'in karar sayıları ve uyma oranları

Tunç, AYM'ye 2012 yılından bugüne kadar 601 bin 720 başvuru yapıldığını, bu başvurulardan 499 bin 737’sinin sonuçlandığını açıkladı. Tunç, şöyle konuştu:

"AYM'ye bireysel başvuru usulünün başladığı 2012 yılından bugüne kadar, yeniden yargılamaya ilişkin hükmedilen ihlal kararlarının yüzde 100’e yakının icra edildiği görülmektedir. İhlal kararı bir tazminatı içeriyorsa, karar sonrası yapılması gereken tazminat ödemeleri, süresinde Hazine ve Maliye Bakanlığımız tarafından gerçekleştirilmektedir.

Nitekim aynı durum Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi karalarının icrasında da geçerlidir. 1959 yılından günümüze kadar AİHM tarafından tüm üye ülkeler hakkında 32 bin 294 kararın 25 bin 593’ünün icrası tamamlanmıştır. Uygulama oranı yüzde 79,25’tir. AİHM aynı periyotta ülkemiz hakkında 4 bin 403 kararın 3 bin 951’inin icra süreci tamamlanmıştır.

Dolayısıyla AİHM kararlarının konseye üye ülkelerce icra edilme oranı; ortalama yüzde 79’ken, ülkemizde bu oran yüzde 90’dır. Ayrıca 2023 yılında AİHM tarafından verilen ihlal kararlarında; konseye üye ülkelerdeki ortalama ihlal oranı yüzde 2,33 iken; Türkiye için verilen kararlarda ihlal oranı yüzde 1,42’dir. Bu durum da temel haklar konusunda vatandaşımızın haklarını Avrupa Konseyi’ne üye ülkelerin ortalamasından daha fazla olacak şekilde koruduğumuzu açıkça ortaya koymaktadır."

 

Kaynak: anka