ERDAL SAĞLAM

Geçen hafta açıklanan, beklentilerin altında kalan, Haziran ayı enflasyon rakamı üzerinden çıkan tartışmalar devam ediyor. Böylece yıllık enflasyonda düşüş trendi başladı ve bununla birlikte faiz indiriminin ne zaman olacağı da yerli ve yabancı piyasalarda gündeme oturuyor.

Geçtiğimiz hafta açıklanan TÜİK’in Haziran ayı enflasyon rakamı özel önem taşıyordu çünkü buna bağlı olarak memur ve emeklilere 6 aylık zam yapılacaktı. Rakam İstanbul Ticaret Odası gibi diğer enflasyon açıklayan anketlerden çok daha düşük çıkınca, bu rakamlara olan güvenin yeniden sorgulanmasına neden oldu. Özellikle işçi sendikalarının TÜİK’in rakamları için yaptığı protestolara şahit olduk ve önümüzdeki dönemde bu protestoların tekrarlanması beklenebilir.

Çünkü yüzde 71.5’e düşen yıllık enflasyon rakamlarına rağmen memura ve memur emeklilerine yüzde 20, işçi emeklilerine ise ilk yarıdaki enflasyon kadar yani yüzde 25’e yakın maaş zammı yapıldı. Burada en önemli noktalardan biri de işçi emeklilerinde 10 bin TL’nin altında taban maaş alanlara bu zammın çok daha düşük oranda yansıması. 8 bin TL taban aylığa sahip emekli, asgari emekli maaşı olan 10 bin TL alıyor ve taban fiyat artmadığı için fiilen zam alamayacak. 8 bin ile 10 bin TL arasında taban maaş alanlar ise mevcut maaşlarına daha düşük oranlarda zam alabilecekler. Tüm tepkilere rağmen taban fiyat artışının yapılmaması büyük tepki çekti.

Maaşlardaki bu düşük artış oranlarına karşılık ay başında yüzde 38 zamlanan elektrik fiyatlarına ek olarak, 3 Temmuz’da açıklanan ÜFE artışına bağlı olarak akaryakıta, tütün ve alkollü içkilere yüzde 20 oranında vergi zammı geldi. Yani zaten yetersiz olan yarıyıl zamları büyük ölçüde gelen zamlarla birlikte hemen erimiş oldu. Bu arada 17 bin TL’lik asgari ücrete yarıyıl zammı yapılması uygulaması da bu Temmuz’dan itibaren sona erdi. Yani maaşları yoksulluk sınırı altında kalan asgari ücretlilerin durumu yıl sonuna doğru iyice kötüleşecek.

Haziran ayı enflasyonu maaş artışları yanında, faiz indirimlerine ilişkin tartışmaları da alevlendirdi. Bu tartışmaların önümüzdeki dönem devam etmesi kaçınılmaz görülüyor. Düşük gelen Haziran ayı enflasyonu nedeniyle yabancıların yıl sonu için enflasyon tahminlerini düşürdüğüne şahit oluyoruz.

Faiz indirimi yılın sonunda

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD dönüşü konuştu: "Bizim önceliğimiz F16, netice alabilmek için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD dönüşü konuştu: "Bizim önceliğimiz F16, netice alabilmek için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz"

Düşük gelen Haziran ayı enflasyon rakamı ekonomi yönetimini, yıl sonunda enflasyon hedefinin üst sınırı olan yüzde 42’ye inme konusunda umutlandırdı. Yabancı tahminlerini de yüzde 45’den yüzde 43’lere doğru geri geldi.

Yabancılar daha önce faiz indirimi tartışmaları konusunda genel olarak “Bu yıl olmaz, gelecek yılın ilk çeyreği de mevcut faiz oranlarıyla gider” görüşünü dile getiriyorlardı. Ancak son günlerde sıkı para politikasının ısrarla devam ettirildiği, enflasyonun düşüş trendine girdiğini belirterek, faiz indirimlerinin bu yılın son aylarında başlayabileceğini söylemeye başladılar.

Enflasyonun yıl sonunda ulaşacağı seviye, tabii ki faiz indirim tartışmaları açısından da önemli olacak. Ekonomi yönetimi Haziran ayı rakamlarıyla birlikte yüzde 42’ye inilebileceğini düşünmeye başladı ama yılın sonuna kadar yapılacak kamu zamları bu orana ulaşılmasında belirleyici olacak.

Özet olarak; Bakan Mehmet Şimşek istediği kamu tasarruflarını yapamayınca, planladığı vergi gelir artışını sağlayacak maddeleri kabul ettiremeyince, bütçe açığını düşürmek için yeni kamu zamlarına evet demek zorunda kalıyor. Zaten Enerji Bakanlığı başta olmak üzere neredeyse tüm bakanlar kendilerine bağlı kuruluşlarda yüksek zamlar yapılması gerektiği konusunda bastırıyorlar. İşte önümüzdeki dönemde elektrik ve doğalgaz başta olmak üzere kamunun belirleyici olduğu fiyatlara ne kadar zam yapılacağı belli olmadığı için, yıl sonundaki enflasyon konusunda da henüz net olarak konuşulamıyor.

Buna rağmen önümüzdeki iki ayda yıllık enflasyon oranları hızlı düşeceği için enflasyon beklentilerinde bir iyileşme olacağını söylemek gerek. Bu iyileşmenin ne kadar olacağı, faiz indirimlerine nasıl yansıyacağı ise henüz kesin değil.

Bu arada iki haftadır beklenen vergi paketinin TBMM’ye gelmesi de gecikiyor. Gördüğümüz kadarıyla Bakan Şimşek’in önerdiği vergi artırıcı maddeler, özel sektörün ve AKP’nin büyük direnciyle karşılaşıyor. Bu nedenle vergi paketinin tek paket olmaktan çıkarılacağı, 2-3 ayrı paket olarak TBMM’ye getirileceği tahmin ediliyor.

Dolayısıyla tatilden dönüldükten sonra da TBMM’nin gündeminde vergi olacak. Özetle, vergi konusunu yıl sonuna kadar tartışmaya devam edeceğiz.

Kaynak: anka