UĞUR İSTANBULLU

Artvin’in Borçka ilçesinde 10 senedir çay ocağı işleten İbrahim Özer, "Her şey yüzde 500 olmuş inanın her şey on katına çıkmış. Sattığımız çay 5 lira oldu doğru ona da bir şey demiyorum evet burada günde 500- 600 lira para topluyorum. Evde hanım arıyor ve diyor ki 'şunu al bunu al'. Markete gidiyorum aldığım dört kalem bir şey ve burada kazanmış olduğum para olduğu gibi gidiyor. Pahalılık var, rakamlar yükseldi. 50 kuruşumuz 5 lira oldu ve ben 5 liraya satıyorum bu çayı ve yine de kurtarmıyor" dedi.

Artvin’in Borçka ilçesinde 10 senedir çay ocağı işleten İbrahim Özer, "İnanın herkes ekonomisini düşünüyor. 5 sene öncesinde insanlar buraya geldiğinde kimse çayı sen ısmarla gibisinden bir şey söylemezlerdi ve şimdi ise oturduklarında ise şaka da olsa gerçekte olsa adam diyor ki 'bana da bir çay ısmarla' gibi muhabbetler geçiyor insanların arasında. Şartlar ne yazık ki insanları bu duruma zorluyor ve adam diyor ki 20 lira çay parası vermektense eve giderken 2 tane ekmek alıp evime götürebilirim. Maalesef insanlara bir şey diyemiyoruz" ifadelerini kullandı.

CHP YALOVA MİLLEVEKİLİ TAHSİN BECAN, HASTANE YOLUNDAKİ ÇÖKMEYE TEPKİ GÖSTERDİ: "ZEMİN ETÜTLERİ NASIL YAPILMIŞ KİMSENİN BİLDİĞİ YOK" CHP YALOVA MİLLEVEKİLİ TAHSİN BECAN, HASTANE YOLUNDAKİ ÇÖKMEYE TEPKİ GÖSTERDİ: "ZEMİN ETÜTLERİ NASIL YAPILMIŞ KİMSENİN BİLDİĞİ YOK"

"35 LİRAYA ALDIĞIMIZ ÇAYIN VE ŞEKERİN KOLİSİ ŞİMDİ BİN 200 LİRA"

Çaycı İbrahim Özer şunları söyledi:

"10 senedir bu çay ocağını işletiyorum ve EYT'den emekli oldum ve artık ne diyelim emekli maaşı konusunda. Şimdi ekonomiye girdiğimizde evet çok sıkıntılarımız var ama yani bu konularda bir şey deyince de taraf tutuyorsunuz gibi oluyor ama bu sefer de. Şu çayı ve şekeri 35 liraya aldığımız zamanlarda şimdi bir koli çayı bin 200 liraya alabiliyoruz. Her şey yüzde 500 olmuş inanın her şey on katına çıkmış. 50 kuruşa sattığımız çay 5 lira oldu doğru ona da bir şey demiyorum evet burada günde 500- 600 lira para topluyorum. Evde hanım arıyor ve diyor ki 'şunu al bunu al'. Markete gidiyorum aldığım dört kalem bir şey ve burada kazanmış olduğum para olduğu gibi gidiyor. Pahalılık var, rakamlar yükseldi. 50 kuruşumuz 5 lira oldu ve ben 5 liraya satıyorum bu çayı ve yine de kurtarmıyor ama insanlardan 2 çay için 20 lira almak benim vicdanımı sızlatıyor. 25 liraya aldığım bu yarım kiloluk çayın paketi şimdi olmuş 100 lira ve bu çark alıyor hepimizi ufalıyor. Benim konuşmam hiçbir şey ifade etmiyor ve çark böyle dönüyor ve buna emperyalizmin çarkımı diyeyim ne diyeyim, bizi yiyor.

"RAKAMLAR YÜKSELDİKÇE BİZİM DURUMUMUZ DAHA KÖTÜ OLUYOR"

Önceden çay hiçbir şey değildi insanlar için 5- 10 kişiye çay ısmarlanırdı ama şimdi öyle oldu ki adamın yanına biri oturduğunda yanındakine bir çay ısmarlarsam o da eder 10 lira. Nasıl bu parayı vereyim diye düşünüyor. İnanın herkes ekonomisini düşünüyor. 5 sene öncesinde insanlar buraya geldiğinde kimse çayı sen ısmarla gibisinden bir şey söylemezlerdi ve şimdi ise oturduklarında ise şaka da olsa gerçekte olsa adam diyor ki 'bana da bir çay ısmarla' gibi muhabbetler geçiyor insanların arasında. Şartlar ne yazık ki insanları bu duruma zorluyor ve adam diyor ki 20 lira çay parası vermektense eve giderken 2 tane ekmek alıp evime götürebilirim. Maalesef insanlara bir şey diyemiyoruz. Kurtarmıyor 5 lira bir bardak çay günlük 500- 600 lira aldığımız parayla kira mı ödesek ya da elektrik parasını mı ödesen, masrafın, yevmiyen hiçbir şey yok. Bu rakamlar hiçbir şey ifade etmiyor ve rakamlar yükseldikçe biz daha kötü oluyoruz."

Kaynak: anka