CHP, sadece çalışmayan emekliye 5 bin lira ikramiye verilmesini düzenleyen kanun maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, “Bu açık bir eşitsizliktir, bu açık bir insan hakların aykırı uygulamadır” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Konutların Turizm Amaçlı Kiralanmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’da sadece çalışmayan emeklilere 5 bin lira ikramiye verilmesini düzenleyen maddenin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurduklarını açıkladı. AYM önünde açıklama yapan Günaydın, şunları söyledi:

“Türkiye, bir yargı krizi, hatta derinleşen bir devlet krizi yaşıyor. Ama bir taraftan da milyonlarca yurttaşımız için yaşam, olanca sıradanlığı ile akıp gidiyor. TÜİK’in 2023 yılı Eylül ayında açıkladığı verilere göre, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 13 bin TL’dir. Yoksulluk sınırı ise 43 bin 400 TL’dir. Yine bekar bir bireyin yaşamını sürdürebilmesi için aylık giderinin en az 17 bin TL olması gerektiğini TÜİK istatistikleri ortaya koymaktadır. Buna karşılık Türkiye’de 16 milyon emeklinin yarısından fazlası 7 bin 500 TL aylığa mahkûm edilmiş durumdadır.

Bu bir skandal iken bütçe yetersizliği nedeniyle emekliye para verilemediği iddia edilirken, diğer taraftan sarayın saltanatı bütün hızıyla sürürken ve yalnızca kur korumalı mevduata 600 milyar TL gömülmüşken; emeklileri bu açlık sınırının altında yaşama mahkum etmenin açıkça zulüm olduğu görülmektedir. Bu yetmiyormuş gibi Cumhuriyet’in 100. yılı nedeniyle emeklilere verileceği söylenilen 5 bin TL’lik bence maalesef çok yetersiz ikramiye çalışan emeklilerden esirgenmiştir. AKP mantığına göre bir insan 65 ya da 70 yaşına gelmişse emekli maaşı ile geçinemiyor ise örneğin çiftçilik ya da kargo taşımacılığı yapıyor ise bu insan 5 bin TL ikramiye almayı hak etmemektedir.

Bu açık bir eşitsizliktir, bu açık bir insan hakkına aykırı uygulamadır. CHP Grubu olarak bu yasa TBMM’den geçerken her türlü muhalefeti yaptık. Ancak AKP-MHP blokunun oyları ile maalesef bu yasa geçti ve Resmi Gazete’de yayınlandı. Bugün AYM önündeyiz. Anayasa Mahkemesi’ne iptal dilekçemizi sunacağız. Umuyor ve diliyorum ki Anayasa Mahkemesi, bunu bir an evvel iptal etsin. Anayasa’nın 153. Maddesinin son fıkrasında yazılı olan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığına yasama, yürütme, yargı ve idare makamları uysun. Ve bu 5 bin lira ikramiyeden mahrum bırakılan emekli dostlarımız, büyüklerimiz bu ikramiyeye kavuşsunlar. CHP her zaman emeklinin, çalışanın, her türlü mağdur yurttaşımızın yanında olmaya devam edecektir.”

“BU KONU CAN ATALAY MESELESİ OLMAKTAN ÇIKMIŞTIR”

Günaydın, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunması ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konu ile ilgili açıklamalarının anımsatılması üzerine Günaydın, şunları söyledi:

“Bu konu Can Atalay meselesi olmaktan çıkmıştır. Daha evvel, Gergerlioğlu ve Berberoğlu dosyası açıktır. Burada da Yargıtay onama kararı vermiş ve bu onama kararı Meclis’te okutulmuş, arkadaşlarımızın milletvekillikleri düşürülmüş ve kendileri hapishaneye yollanmışlardır. Ancak daha sonra AYM hak ihlali kararı verdikten sonra dosya ilk derece mahkemesine dönmüş ve ilk derece mahkemesinden Meclis’e yazılan yazının bir kere daha okutulması suretiyle, arkadaşlarımızın yasama faaliyetine dönmeleri sağlanmıştır. AYM’nin bu konuda içtihatları açıktır. Geçmişte Mustafa Şentop’un 2 farklı kararı Meclis’te okutmak suretiyle TBMM’nin saygınlığını düşürdüğü ortadadır. Herkes tarafından bilinmektedir. Bu kez Numan Kurtulmuş Yargıtay’ın onuma kararını okutmamış ve AYM’nin kararını beklemiştir. Üstelik bu karar sadece Numan Kurtulmuş’un değil TBMM’de grubu bulunan bütün partilerin ortak kararıdır.

Bütün bunlar nasıl gelişti? Hepimiz biliyoruz. AYM hak ihlali kararı verdi, Yargıtay 3. Ceza Dairesi dedi ki ‘A; ben buna uymuyorum, sen izafeten halkı ve doğru olmayan bir karar veriyorsun. B; senin hakkında ve üyelerin hakkında suç duyurusunda bulunuyorum. C; ayrıca Yargıtay’ın onama kararını okutmayan ve bekleten Numan Kurtulmuş doğru bir tutum almamıştır’. Bu açıkça yargının yasama üzerinde egemenlik kurmaya çalışmasıdır. Yargıtay’ın AYM’yi Anayasa’nın açık hükmüne rağmen tanımaması, AYM kararlarına keyfiyetle uymaması anlamına gelmektedir.

“AÇIK ŞEKİLDE DEŞİFRE ETTİ”

Diğer taraftan saraydan Hukuk Politikaları Başkanvekili olan Mehmet Uçum’un açıklamaları da ayrı bir skandaldır. Mehmet Uçum AYM’yi yargısal aktivizmle suçlamanın yanında, Yargıtay kararını milli, AYM kararlarını gayri milli, neoliberal ve batıcı ilan etmektedir. Bu kafanın bu memleketi yönetiyor olması gerçekten hepimiz adına büyük üzüntü kaynağıdır. Bu bir yargı darbesinden öte açık ve derin devlet krizidir. İki kurum arasındaki çatışma, yasama, yürütme ve yargı arasındaki erkler ayrılığının açıkça ortadan kaldırıldığını açık bir şekilde deşifre etmiştir. Türkiye ne Meclis, ne Meclis dışındaki muhalefet, ne meslek kuruluşları, ne yurttaşlarımız bu açık devlet krizinde Türkiye’den taraf olacaklardır.”

Kaynak: anka