(ANKARA) - DEM Parti Ankara İl Örgütü'nün çağrısıyla "Hakkari için Ankara ayakta" eylemi düzenlendi. Sakarya Caddesi'ndeki eylemde, DEM Parti Ankara Kadın Sözcüsü Nebahat Çalpan'ın okuduğu basın açıklamasının ardından oturma eylemi yapıldı. Çalpan, basın açıklamasında, "Seçme ve seçilme hakları Kürtleri kapsayan bir hak değil midir" diye sordu.

DEM Parti Ankara İl Örgütü'nün öncülüğünde bir araya gelen partililer, "Hakkari için Ankara ayakta" eylemi yaptı. Eylemde, "İrade gaspına hayır", "Direne direne kazanacağız" sloganları atıldı. Oturma eylemi öncesinde basın açıklamasını okuyan DEM Parti Ankara Kadın Sözcüsü Nebahat Çalpan, şunları söyledi:

"AKP-MHP iktidarı her geçen gün meşruluğunu yitirirken, gayrı meşru uygulamalarına hız kesmeden devam ediyor. Kayyum, taşımalı seçmen ve her türlü haksız hukuksuz icraatlara karşı her defasında demokratik siyasetten vazgeçmeyen ve ısrarla sandığa iradesini taşıyan Kürt Halk’ı Hakkari’de gasp edilmeye çalışılan iradesini savunuyor.

"İrademizin yok sayılmasına sessiz kalmayacağız"

Faşizmin kayyum darbesine son vermenin yolu Hakkari’nin iradesine sahip çıkmaktır. Kürt halkı demokraside ısrarını tüm Türkiye Halklarına örnek olacak biçimlerle zenginleştirirken, bu ısrar karşısında iktidarın tahammülsüzlüğü sadece Kürdistan belediyelerinde değil sokakta, mecliste de devam ediyor. Hakkari belediyesine atanan kayyuma karşı ses çıkaran DEM parti milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde saldırıya uğramış ve milyonlarca vatandaşın iradesini temsil eden vekillerimize, iktidar ortaklarının milletvekilleri sözlü ve fiili saldırıda bulunmuştur. Buradan tekrar ediyoruz, ne sokakta ne mecliste bu hukuksuzluğun karşısında sessiz kalmayacağız. İrademizin yok sayılmasına sessiz kalmayacağız. Dün olduğu gibi bugün de demokrasi mücadelesinden ne pahasına olursa olsun vazgeçmeyeceğiz.

Arife gününde şehit yakınlarının duygusal ziyareti... Arife gününde şehit yakınlarının duygusal ziyareti...

Anayasal bir düzenlemeden bahseden iktidar anayasanın 10'uncu Maddesini es geçerek ülkede esas görevinin kaos olduğunu tüm Türkiye ve kürt halklarına göstermiştir 10'uncu Madde gereğince teminat altına alınan eşit yurttaşlık Kürtler için geçerli değil midir? Seçme ve seçilme halkları Kürtleri kapsayan bir hak değil midir? Kürt bizim belirlediğimiz adayı seçmezse, seçiminin, oy attığı sandığın bir hükmü yoktur diyorsunuz. Bizim nezdimizde Kürt halkının iradesinin nezdinde kayyumcu zihniyetiniz de yok hükmündedir."

 

Kaynak: anka