MELTEM KARAKAŞ

(ESKİŞEHİR)- İstanbul’da okuldan uzaklaştırılan yabancı uyruklu bir öğrencinin okul müdürü İbrahim Oktugan’ı öldürmesinin ardından eğitim sendikaları Eskişehir’de Ulus Anıtı önünde toplandı. Burada yapılan basın açıklamasın ardından binlerce eğitim emekçisi sloganlarla Adalar Porsuk Mevkii’ne yürüdü. 

Eğitim Sen, Eğitim İş, Hürriyetçi Eğitim Sen, Eğitim Gücü Sen, Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın Eskişehir şubeleri tarafından yapılan çağrıyla binlerce eğitim emekçisi Ulus Anıtı’nda toplandı. Burada 'Bakan istifa', 'Öğretmenler ölüyor, bakanlık susuyor' sloganları atan eğitim emekçileri, şiddetin önlenmesi için yetkilileri acil olarak göreve çağırdı.

"MESLEĞİMİZ İTİBARSIZLAŞTIRILDI"

Eğitim sendikaları adına açıklama yapan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası İl Temsilcisi Yücel Karasu, şu ifadeleri kullandı:

Sinoplu pazarcı: "Çeyrek karpuzlar bile 55 lira... Sanki altın tartıyoruz" Sinoplu pazarcı: "Çeyrek karpuzlar bile 55 lira... Sanki altın tartıyoruz"

"Milli Eğitim Bakanlığı ve siyasi iktidarın eğitim çalışanlarına yönelik söylem ve yaklaşımları son olarak çıkarılan Öğretmenlik Meslek Kanunu ile emeğimiz değersizleştirildi. Bu da beraberinde mesleğimizin itibarsızlaştırılmasını, savaşlarda bile hedef alınmayan eğitim emekçilerinin okullarda şiddetin hedefi olmasını doğurdu. Son bir ayda hamile arkadaşımızın dövülmesinden, bıçaklı yaralamaya, okula silahlı saldırıya kadar birçok şiddeti beraberinde getirdi. En sonunda da bir arkadaşımızın hayatını kaybetmesine neden oldu. Önceki gün ömrünün büyük bölümünü eğitime ve öğrencilerine adamış olan bir meslektaşımızı, İbrahim hocamızı hayattan ve öğrencilerinden koparan ne basit bir öfke krizi ne failin öğrenci oluşu ne de failin uyruğu ile ilgilidir.

"EĞİTİMDE YAŞANAN OLUMSUZLUKLARIN SORUMLUSU OLARAK ÖĞRETMENLER GÖSTERİLDİ"

Bugüne kadar eğitimden sorumlu olanların yaptıkları açıklamalarda eğitimde yaşanan olumsuzlukların sorumlusu olarak öğretmenleri göstermesi, CİMER uygulamasının bizlere karşı bir sopaya dönüştürülmesi, MEB’in eğitimde yaşanan sorunlara çözüm üretmek yerine öğretmenleri ve idarecileri veli/öğrenci karşısında tek muhatap olarak bırakması, bugün yaşananlara zemin oluşturmuştur. Bu ülkede okulda öğretmen öldürüldü! Söz bitti! Şiddetin, cinayetin tek bir faili olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Cinayetin arkasındaki zihniyet, bizleri ötekileştiren, her fırsatta tehdit ederek hedef haline getiren, mesleğimizin itibarını ayaklar altına alanlardır. Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür. Öğretmenler, toplumun temel taşlarını döşeyen, gelecek nesilleri yetiştiren ve aydınlık bir geleceğe rehberlik eden mimarlardır. Öğretmene yapılan her saldırı, tüm topluma ve ülkenin geleceğine yapılmış bir saldırıdır. Unutmayalım ki, eğitimsiz bir toplum, karanlığa mahkumdur.''

 

Kaynak: anka