Bu yıl 7’nci yaşını kutlayan Limak Filarmoni Orkestrası, geleneksel hale gelen yeni yıl konserlerini şubat ayında verecek. Limak Filarmoni Orkestrası, dünyaca ünlü tenorlar Murat Karahan, Ramon Vargas ve Rame Lahaj ile İstanbul, İzmir ve Ankara’da sahne alacak. 

Eğitim, kültür-sanat, girişimcilik alanlarındaki sosyal faaliyetleriyle topluma pozitif katkı sağlama amacıyla kurulan Limak Vakfı, bünyesinde yürüttüğü toplumsal fayda projelerinden biri olan Limak Filarmoni Orkestrası ile bu yıl da sanat etkinliklerine imza atacak. Türkiye’nin kültür mirasını müziğin evrensel dili ile buluşturarak genç nesillere ve uluslararası sanatseverlere ulaşmayı hedefleyen Orkestra, 2017’den bu yana sürdürdüğü yeni yıl konserleriyle her yıl daha geniş kitlelere ulaşıyor. Özenle seçilmiş eserlerden oluşan repertuarları ile ‘Operanın Yıldızlarıyla Notalarımız Yeniden Buluşuyor Konserleri’ İstanbul, İzmir ve Ankara’da müzikseverler ile bir araya gelecek. 

ÜÇ BÜYÜK ŞEHİR, ÜÇ TENOR 

Orkestra, kuruluşunun 7’nci yılında, dünyaca ünlü üç büyük tenorla İstanbul, İzmir ve Ankara’da müzikseverlerin karşısına çıkacak. Türkiye’nin ünlü seslerinden olan ve dünyanın önemli sahnelerinde başrol söyleyen ünlü tenor Murat Karahan, gelenekselleşen yeni yıl konserlerinde bu yıl, zamanın önde gelen tenorlarından Meksikalı Ramon Vargas ve lirik sesiyle uluslararası üne sahip Kosovalı tenor Rame Lahaj ile birlikte sahne alacak. 

Yeni yıl konserleri serisinin ilki, 23 Şubat’ta İstanbul’da Zorlu Performans Sanatları Merkezi Turkcell sahnesinde yapılacak. İkinci konser de 25 Şubat’ta İzmir’de Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Serinin son konserinde ise Orkestra, 27 Şubat’ta Congresium Ankara'da izleyici karşısına çıkacak. Konserin biletleri Biletix’te satışa sunuldu. 

Türk müziğini çok sesli yorumlayarak geniş kitlelere ulaştırma hedefiyle 2017’de Limak Vakfı tarafından kurulan Limak Filarmoni Orkestrası, sanatseverleri müziğin büyüsüyle buluşturuyor. Orkestra, konserlerin yanı sıra dijital projelerle de sanatseverlere ulaşarak kültürel anlamda önemli bir misyon üstleniyor. 

Ünlü Türk tenor Murat Karahan, Ankara Bilkent Üniversitesi’nin doktora düzeyindeki müzik eğitimi yanında, Santa Cecilia Akademisi’nde soprano Renata Scotto ve Akademi başkanı Prof. Bruno Cagli'nin de özel öğrencisi oldu. Kariyerinin başından itibaren ülkesiyle birlikte Berlin Staatsoper, Berlin Deutscheoper, Münih Bayerische Staatsoper, Opera Frankfurt, Wiener Staatsoper, Napoli Teatro di San Carlo, Teatro Massimo di Palermo, Teatro Regio Torino, Teatro Regio Parma, Arena di Verona, Madrid Teatro Real, Las Palmas Opera, Bolshoi Theatre, Latvian National Opera gibi dünyanın en önemli opera evleri ve konser salonlarında Tosca, Il Trovatore, Turandot, Carmen, Cavalleria Rusticana, Aida, Macbeth, Manon Lescaut gibi, şimdiden yirmiyi aşkın esere sahip çok geniş opera repertuarı ve Türk müziğinden dünya müziğinin seçkin örneklerine uzanan çeşitlilikteki özgün performanslarıyla sahne almaya devam ediyor. Sanatçı, bugüne dek klasik müziğin duayenleri Zubin Mehta, Daniel Oren, Marco Armiliato, Placido Domingo, Francesco Ivan Ciampa gibi büyük orkestra şefleri eşliğinde Angela Gheorghiu, Anna Netrebko, Sonya Yoncheva, Anna Pirozzi, Kristine Opolais, Anita Rachvelishvili gibi pek çok özel isim ile başrollerde sahne aldığı sayısız opera temsilleri ve konserleriyle büyük başarılara imza attı. 

Dünya kariyeri yanında ülkesinde de eşzamanlı olarak sahne almaya devam eden sanatçı, ayrıca kurucusu ve genel sanat yönetmeni olduğu Limak Filarmoni Orkestrası ile Türk müziğini çoksesli yorumlayarak, çoksesli müziği geniş kitlelere tanıtma ve Türk müziğini dünya müzik platformuna taşıma amaçlarıyla çalışmalar yaptı. 2017 yılında ‘Zeki Müren Şarkıları’ projesi ile çıktıkları Türkiye turnesinde, on iki şehirde 20 binden fazla seyirciye ulaştı, gösterilen büyük ilgi sonucu proje albüme dönüştürüldü. Çoksesli müziğin dünyadaki önemli sanatçılarıyla gerçekleştirdikleri konserler ile bu adımları devam etti. 2018-2023 yılları arasında Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni olarak da görev yapan Karahan’a, aldığı pek çok ödül yanında, sanata vermiş olduğu üstün hizmetlerinden dolayı İtalya Cumhuriyeti Üstün Hizmet Liyakat Nişanı olan ‘The Ordine al Merito della Repubblica Italiana’ takdim edildi. 

Bugünün önde gelen tenorlarından biri sayılan Ramón Vargas, Mexico City'de doğdu. 1993'te En İyi Opera Şarkıcısı Lauri Volpi Ödülü'nü kazandı ve 1995'te Gino Tani Sanat Ödülü'ne layık görüldü. 2000 yılında British Opera Now, Vargas'ı Yılın Sanatçısı ilan etti. Avusturya Festspiele dergisi tarafından 1999'dan beri dünyanın en iyi tenorları arasında ödüllendirilen Vargas, 2001'de ECHO Klassik Yılın Şarkıcısı Ödülü, 2015'te Moncayo Ödülü, 2017'de Rodolfo Celletti Ödülü ve 2018'de Opera Haber Ödülü'nü kazandı. 2020'de Meksika'nın Sonora kentinde Ortiz Tirado Ödülü'ne layık görüldü. Hamburg Devlet Operası'nda Luisa Miller, Napoli'de Tosca, Las Palmas'ta Un Ballo in Maschera ve Hoffmann'ın Masalları'yla sahne alan Vargas, 2023'te Simon Boccanegra ile Hamburg'a döndü ve dünya çapında çeşitli operalarda yer aldı. 

Ramón Vargas, Meksikalı orkestra şefi Eduardo Mata tarafından Verdi ve Mozart'ın operalarındaki kilit rolleri seslendirmek üzere seçilmesiyle ün kazandı. 1986'da Milano'daki Enrico Caruso Tenor yarışmasını kazandıktan sonra, Leo Müller'in rehberliğinde Wiener Staatsoper'in Genç Sanatçı Programı aracılığıyla Avusturya'da vokal çalışmalarını sürdürdü. Vargas, Avrupa'daki ilk çıkışını 1988 yılında yaptı ve Luzerner Tiyatrosu ve Teatro alla Scala gibi ünlü mekanlardaki performanslarıyla kısa sürede tanındı. Özellikle 1992 yılında Lucia di Lammermoor'da Luciano Pavarotti'nin yerine sahneye çıktığı Metropolitan Operası'ndaki ilk performansı önemli bir dönüm noktası oldu. 

Ramón Vargas, o zamandan bu yana sadece Metropolitan Opera New York'ta 220'den fazla performans sergileyerek ve 19 farklı rolü canlandırarak dünya çapında büyük opera evlerinin demirbaşı haline geldi. Geniş repertuvarı, operanın ötesine geçerek, çok çeşitli klasik ve romantik eserleri sergilediği konserleri de kapsıyor. Vargas'ın yeteneği, kendisine Lauri Volpi Ödülü, Gino Tani Ödülü ve 2000 yılında Opera Now tarafından Yılın Sanatçısı unvanı da dahil olmak üzere çok sayıda ödül kazandırdı. 40 yıla yayılan olağanüstü kariyeri, 2017'de Rodolfo Celletti Ödülü ve 2019'da Opera News Ödülü gibi ödüllerle kutlanan Vargas, müzik dünyası üzerinde kalıcı etkisini yansıttı. 

TİYATROKARE, 32 YIL ÖNCE DOĞDUĞU NİŞANTAŞI’NA GERİ GELİYOR TİYATROKARE, 32 YIL ÖNCE DOĞDUĞU NİŞANTAŞI’NA GERİ GELİYOR

Uluslararası kariyeri ile tanınan Kosovalı ünlü lirik tenor Rame Lahaj ise olağanüstü renk ve tınısal niteliklere sahip kendine özgü bir all' italiana sese sahip. Kendi kuşağının en önde gelen sanatçılarından biri kabul edilen ve Dünya Opera Yarışması'nda ödüller kazanan Lahaj, opera dünyasının uluslararası sahnelerinde, özellikle Placido Domingo gibi efsanevi isimlerle birlikte Kosova'nın savaş öncesi ve sonrasında performans sergileyen ilk sanatçısı olma unvanını koruyor. 2016 yılında prestijli ‘Operalia’ ödülüne layık görülen Lahaj, La Traviata'daki Alfredo, Rigoletto'daki Mantua Dükü, La Bohème'deki Rodolfo, Lucia di Lammermoor'daki Edgardo ve Madama Butterfly'daki Pinkerton gibi dikkat çeken rolleriyle biliniyor. Opera kariyerinin ilk on yılında, Covent Garden Kraliyet Opera Binası, Paris Ulusal Operası, Moskova Bolşoy Tiyatrosu, Gran Teatre del Liceu, Arena di Verona, Opera Avustralya Sidney, Los Angeles Operası, Teatro Real-Madrid, Deutsche Oper Berlin, Staatsoper Berlin, Haus Für Mozart (Salzburg), Semperoper Dresden, Royal Albert Hall, Opera Tel Aviv, Teatro Massimo di Palermo gibi dünyanın en prestijli sahnelerinde performans sergiledi. 

Kaynak: anka