Haber: OKTAY YILDIRIM Kamera: HAKAN KAYA

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, mazbatasını aldıktan sonra İstanbul Adalet Saray’ı önünde kendisini bekleyen vatandaşlara konuştu. Seçim sonrasında yaşanan bazı hukuksuz uygulamalara tepki gösteren İmamoğlu, Tuzla, Beykoz ve Üsküdar’da süreç uzatılarak mazbata teslimlerinin geciktirildiğini aktardı. İmamoğlu, “Bir dünya fark var Tuzla'da. Bir sürü ihbarlar alıyoruz. Bu şehri kendi malı mülkü gibi gören bazı kişiler, devretme erdemini bile gös-te-re-mez. Ne halt yiyeceklerini bilemeyiz. Bakın buradan açık çağrı yapıyorum. Birilerinin kötü niyetlerine, ekmeğine yağ sürmeyin. Tuzla'ya buradan mesaj veriyorum: Derhal arkadaşımın mazbatasını verin. Bu anlamsız, bu çifte standart uygulamaları Türkiye'nin neresinde olursa olsun, Van'dan Hatay'a, Sinop'tan İstanbul'un herhangi bir ilçesine takip edeceğiz. Milletimiz adına, adaletin savunucuları olmaya devam edeceğiz kardeşim” diye konuştu.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, üçüncü mazbatasını aldı. Mazbatasını almak için; CHP TBMM Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, CHP Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı Turan Taşkın Özer, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Parti Meclisi üyeleri, milletvekilleri ve eşi Dr. Dilek Kaya İmamoğlu ile birlikte 16.00 sıralarında İstanbul Adalet Sarayı Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz Yerleşkesi’ne gelen İmamoğlu, alkışlarla karşılandı. Yerleşke içindeki konferans salonunda düzenlenen mazbata teslim törenn ardından Adalet Sarayı’nın önünde bekleyen vatandaşlara konuştu. İmamoğlu özetle şunları söyledi:

“16 MİLYON İSTANBULLU 31 MART’I BİR DEMOKRASİ BAYRAMINA DÖNÜŞTÜRDÜ”

"Bugün bu süreç tamamlandı ve bu eşsiz şehrin bu paha biçilmez emanetin gerçekten hepimizin çok değer verdiği bu güzel şehrin sorumluluğunu bir kez daha üstlenme onuru ve gururunu yaşıyorum. Bu anlamda tabii ki en başta tüm hemşehrilerimizi 16 milyon İstanbulluya yürekten teşekkür ediyorum. Dün ne yazık ki çok talihsiz bir kaza yaşadık ve çok sayıda insanımızı kaybettik. Onun acısını yaşıyoruz. Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyorum yakınlarına sabır diliyorum acı bir olay. İnşallah şehrimizde bu tür kazalar, bu tür kötü olayları hiç yaşamayız. Hayatımız hep güzelliklerle dolu olsun. Acılardan uzak aynı zamanda afetlerden uzak ve bizim insanlarımızı üzen olaylardan uzak bir dönemi hep birlikte yaşarız. Ben İstanbulluların 16 milyon İstanbulluların tabii ki 31 Mart'ı bir demokrasi bayramına dönüştürdüğünü de söylemek isterim. Hep birlikte bunu yaptınız. Demokratik tercihlerini bana oy vererek ya da vermeyerek ya da başka türlü tavırlarla, hiç fark etmiyor çok değerli buluyorum bu süreçteki her türlü tavrı. Elbette yanımda olan bu süreci destekleyen herkese teşekkür ediyorum. Ama başta sevgili eşime, çocuklarıma, anneme, babama kardeşime, bütün yakınlarıma teşekkür ediyorum. Çünkü onlar, başta eşim ve çocuklarım olmak üzere en fazla ayrı kaldığımız ve sürecin belki en zor anlarını yaşayan insanlar oldular. Bu manada hem geçtiğimiz beş buçuk yıla yakın zaman dilimi hem bu süreçte hem de inşallah Allah sağlık sıhhat verir ve önümüzdeki beş yılda yine çok değerli bir süreci yaşıyor olacağız.

İSTANBUL ÖNÜNE KOYDUĞU HER HEDEFE ULAŞABİLECEK BİR POTANSİYELE SAHİP”

Yeni dönemde en önemli şey yine 16 milyon insanımızı eşit görerek ve yine halkın parasına, halkın çıkarı için kullanarak bu şehrin çocukları, mutlu olabilsinler diye, eşit koşullarda hayata hazırlanabilsinler diye gençlerimiz gençliklerini doya doya yaşasınlar diye geleceklerini bu şehirde görebilsinler çok çalışacağımı hepinizin huzurunda söz veriyorum. Şimdi daha çok bir araya geleceğiz, konuşacağız. Ama tekrar söyleyeyim. Gerçekten hani az önce dedim ya. Bu şehrin, annelerine, babalarının işlerinin huzurlu olduğu bir dönemi var edeceğiz. Bu şehirde kimse kendisini yalnız ve çaresiz hissetmesin diye çok çalışacağız. İstanbul'un meydanları, buluşma yerleri, parkları, sahillerinde her insanımız kardeşliği hissedecek, özgürlüğü, mutluluğu, huzuru ve gerçekten bu şehirden keyif alacaklar göreceksiniz daha iyilerini yapacağız. Önümüzdeki beş yılda şehrimizin dünyadaki konumunu çok daha yüksek seviyelere hep birlikte taşıyacağız. Aktif ve öncü bir şehir olma niteliğini daha da ön planda tutup dünyaya örnek bir şehir haline getireceğiz. Uluslararası alanda bölgesine liderlik eden, iyi duygularda liderlik eden, demokraside liderlik eden iyi yönetim anlayışında dayanışmada bilimde, teknolojide liderlik eden çok özel bir dünya kenti haline gelmeye ve daha da büyük bir noktaya taşımaya devam edeceğiz. Biliyoruz ki İstanbul önüne koyduğu her hedefe ulaşabilecek bir potansiyele sahip.

“VATANDAŞLA İNATLAŞMANIN ASLA VE ASLA KENDİLERİNE FAYDA VERMEDİĞİNİN FARKINA VARIRLAR”

Geçtiğimiz beş yılda İstanbul'un bu Tam Yol İleri sürecini dönem dönem yavaşlatan, engelleyen girişimlere maruz kaldık bunları biliyorsunuz. Umuyorum ve diliyorum ki milletimizin seçimleri milletimizin tercihleri ortaya koyulan sonuçlar, sağduyu aynı şekilde Ankara'da merkezi idarede bulunan yöneticilere Hükümete ve Sayın Cumhurbaşkanına da bir mesaj olur ve bu işin bir masada oturmak zorunda olduğumuzun birlikte düşünmemiz gerektiğimizin, birlikte hareket etmemizin milli bir tavır olduğunu ben burada bütün yöneticilere iletiyorum. Tabii inşallah bu engelleme girişimleri bir daha olmaz inşallah buna son verirler. Hükümet ve belediye ilişkilerine işbirliğine dayalı saygılı ve özenli bir dönemi hep birlikte var ederiz temennim budur. Hem İstanbul hem ülkemiz bundan kazanır. Bu büyük bir kazanım olur. İstanbullular 31 Mart'ta bu talebi çok güçlü bir şekilde buradan bu mesajı verdi mi? Bu kadar net. Bu sesin Ankara'dan duyulacağına ve artık yanlış yaptıklarının, vatandaşla inatlaşmanın asla ve asla kendilerine de fayda vermediğinin farkına varırlar. O bakımdan biz önümüzdeki süreçte de göreceksiniz icraat, hizmet ve yatırımla dolu çok yoğun bir dönemi devam ettireceğiz. Göreceksiniz daha çok metro, daha çok altyapı yatırımları, daha çok yeşil alan, daha çok kültür, sanat ve spor yatırımları, daha çok dayanışma, daha çok sosyal destek, daha çok tarihi yapıların restorasyonu her alanda rekor düzeyde başardığımız işleri önümüzdeki dönemde çok daha fazlasını hepinizin huzurunda mazbatayı aldıktan sonra bir kez daha vadediyoruz.

İSTANBUL’UN ÖZÜNÜN VE RUHUNUN ORTAYA ÇIKARDIĞI BU İTTİFAK ÜLKEMİZE DE İYİ GELİYOR”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ailemize teşekkür ediyoruz. 90 binin üzerinde çalışanımıza, yöneticilerimize onların sorumluluk duyguları bizim için çok önemli ve önümüzdeki dönemde de onların çalışkanlıkları, bilgileri ve tecrübeleriyle birlikte geleceğe daha da umutla bakıyorum. Bu anlamda onlara da başarılar diliyorum inşallah hem beş yıla teşekkür hem de önümüzdeki beş yılda çok daha fazla çalışacaklar buradan bu mesajı veriyorum. Ben her zaman biliyorsunuz kendimi 2019’dan bu yana kocaman İstanbul ittifakının ve İstanbul halkının adayı olarak tarifledim. Siyasi partilerin çok daha ötesinde bir süreçte doğruluktan, iyilikten ve güzellikten yana milyonların kurduğu büyük bir vicdan ve haysiyet ittifakı olduğunun her yerde altını çizdim. Bunun içerisinde her siyasi görüşten her renkten sesleri barındıran ve inanılmaz derecede keyifli halkı kapsayan bir süreç. Ama tabii kendi rengini kendi sesini üretmiş de büyük bir buluşmaya dönüştü bu İstanbul ittifakı. Allah'ın izniyle bunu daha da büyüteceğiz.  İstanbul'un özünün ve ruhunun ortaya çıkardığı bu ittifak ülkemize de iyi geliyor. Öyle değil mi? Her yerin ülkemizin o güzel bayrağının kırmızısıyla boyandığı zaman ne kadar güzel bir görüntü. Öyle değil mi? İşte ben buradan kendisini bu kıymette İstanbul ittifakının bir parçası gören her bireye yürekten teşekkür ediyorum iyi ki varlar. Elbette bu güzel ittifakın öncü gücü ve enerji kaynağı olan ve her zaman içi kıpır kıpır insanlarla dolu İstanbul gönüllülerine de teşekkür ediyorum. Yüce gönüllü olmanın ne demek olduğunu her zaman gösterdiler.

“BEN SANDIĞA İNANIRIM VE SANDIĞA GÜVENİRİM”

Bütün bu mimariyi kuran ve bütün bu süreci başlatıp böylesi güzel ve erdemli bir zaman dilimiyle taçlandıran Cumhuriyet Halk Partisi ve siyasi yol arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. En başta Sayın Genel Başkanım, Sayın Özgür Özel'e teşekkür ediyorum. Onun nezdinde bütün merkez yöneticilerini, milletvekillerini, bütün Türkiye'den bize destek sunan üyelerini ama özellikle İstanbul'da güçlü bir başarıyı ortaya koyan her sandığa sahip çıkan ve güçlü bir başarının altına imza atan İstanbul örgütüne ve tabii ki değerli il başkanımız Özgür Çelik'e hepinizin huzurunda teşekkür ediyorum. İstanbullu hemşehrilerimin karşısına 39 ilçe belediye başkanını arkadaşımla çıkacağım. Kim kazanırsa kazansın önemli olan 39 ilçe başkanının kazanmış olan ilçe başkanının hakkına saygı duymak, vatandaşın tercihine saygı duymaktır. Bu yönüyle ben sandığa inanırım ve sandığa güvenirim. Sandık sonucu sizi yanıltmaz ama sandığın bir adaletsizliğe de uğramaması lazım. Bu kapsamda özellikle sandıkta görev alan sandık üyelerine, sandık görevlilerine sandık sorumlularına, ilçe seçim. Kurullarına, özellikle avukatlarımıza bilişim sorumlularımıza hepinizin huzurunda tek tek teşekkür ediyorum.

MANSUR YAVAŞ'TAN BÜYÜKELÇİLERE '23 NİSAN' RESEPSİYONU: "ANKARA BARIŞIN VE KARŞILIKLI ANLAYIŞIN SİMGESİ OLMAYA DEVAM EDECEKTİR” MANSUR YAVAŞ'TAN BÜYÜKELÇİLERE '23 NİSAN' RESEPSİYONU: "ANKARA BARIŞIN VE KARŞILIKLI ANLAYIŞIN SİMGESİ OLMAYA DEVAM EDECEKTİR”

“HAKSIZLIĞA KARŞI DURMAYAN, HAKSIZLIĞI GÖRÜP DE SUSAN DİLSİZ ŞEYTAN OLUR”

Şu anda arzu etmediğimiz ve kaygılandığımız birtakım hususlar, birtakım çifte standart kararlar alınıyor. Bunları ilgiyle ve titizlikle takip ediyorum. İstanbul'un bazı ilçelerindeki bir kısım sayımlar yapılıyor ama bazı ilçelerinde aynı biçimde yapılan itirazlar reddediliyor. Van'da yaşanan, tam bir garabet. Şimdi bütün bu hususları, hassas ve titiz bir şekilde takip ediyorum. Ve bu konuda demokrasiden, haktan, hukuktan ve adaletten yana olmaktan, bu kardeşiniz asla vazgeçmeyecek, onu söyleyeyim, asla vazgeçmeyecek. Haksızlığa karşı durmayan, haksızlığı görüp de susan, dilsiz şeytan olur. Bunu unutmayın. Sevgili dostlar, bana yapılınca haksızlık, başkasına yapılınca uzaktan seyretmek, bu memleketin hiçbir insanına yakışmaz. Ben, Allah şahit, ‘Hak yemem, hakkımı yedirmem’ derken, rakibim de olsa, hakkı yeniyorsa, gidip onun elini ayağa kaldırmayan namerttir. Bu bağlamda; yapılan haksızlıklara, hukuksuzluklara karşı sonuna kadar mücadelenin de bir neferi olacağını kimse unutmasın. Yani Ekrem İmamoğlu'nun işi, ‘seçim bitti, işim bitti’ değil. Benim işim yeni başlıyor.

“BİR SÜRÜ İHBARLAR ALIYORUZ”

Buradan bir hatırlatma daha yapacağım. Az önce haber aldım. Mesela Tuzla'da, Beykoz'da süreç uzatıyorlar. Ya bir dünya fark var Tuzla'da. Bir sürü ihbarlar alıyoruz. Bu şehri kendi malı mülkü gibi gören bazı kişiler, devretme erdemini bile gös-te-re-mez. Ne halt yiyeceklerini bilemeyiz. Bakın buradan açık çağrı yapıyorum. Birilerinin kötü niyetlerine, ekmeğine yağ sürmeyin. Tuzla'ya buradan mesaj veriyorum: Derhal arkadaşımın mazbatasını verin. Başka ilçelerde de bazı gecikmeler görüyorum, oy saydırmalar görüyorum, oyalamalar görüyorum. Yarın saat 10.30’da, Saraçhane’de çalışanlarımızla, değerli, yetkili ve katılımcı arkadaşlarımla birlikte bazı açıklamalarım ve geniş mesajlarım olacak. Dolayısıyla umut ederim bu anlamsız, bu çifte standart uygulamaları Türkiye'nin neresinde olursa olsun, Van'dan Hatay'a, Sinop'tan İstanbul'un herhangi bir ilçesine takip edeceğiz. Milletimiz adına, adaletin savunucuları olmaya devam edeceğiz kardeşim.

“HEMEN VERİN ADAMA GÖREVİNİ”

Benim memleketimin her insanının bu anlamdaki sürecini takip etme mecburiyetim var. 16 milyon insanı adına Belediye Başkanlığı yapan bir insan milletinin hak, hukuk, adalet noktasında da takipçisi olmak zorundadır. Dolayısıyla, yarın sabaha kadar bekliyorum. Ama buradan söylüyorum. Tuzla ve diğer ilçelerimiz var. Bekletiliyor. Yok efendim pazar günü. Niye? Daha çok dosya mı gitsin diye. Başka işlemler yapılsın diye mi? Hemen verin adama görevini. Bir an önce verin. Üsküdar; verin kardeşim. Verin, niye bekliyorsunuz? Verin. Bir an önce verin. Hepsini verin. Verin, insanlarımız işine başlasın. Yaşasın demokrasi, yaşasın Cumhuriyet, yaşasın Mustafa Kemal Atatürk'ün bize emaneti, bu memleketin değerleri"

Kaynak: anka