Memleket Partisi, 79 seçim çevresinde belediye başkan adayı açıkladı. Genel Başkan Muharrem İnce, aday tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, “Merkez Bankası’nın Başkan Yardımıcısı ne diyor: ‘Politika faiziyle enflasyonun bağı kopmuştur’ diyor. Yani diyor ki ‘Recep Tayyip Erdoğan, damat, Nebati; siz bunu bozdunuz, bağı kopardınız. Biz bunu yeniden kuruyoruz şimdi’ diyor. Adalet, vicdan ve Anayasa arasındaki bağ kopmuştur. Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı, ‘AYM’nin kararlarına uyun’ diye bağırıyor, çıldırıyor. Bir ülkede AYM Başkanı, ‘AYM’nin kararlarına uyun’ diye çırpınıyorsa o ülkede ekmek ucuz olmaz, süt ucuz olmaz, çocuklar süt içemez, o ülkede emekliler geçinemez. O ülkede üretim olmaz, çiftçi üretemez; gençlerde umut, mahkemelerde adalet olmaz. Yargıtay ve AYM arasındaki bağ kopmuştur. Bu kopuş sıradan bir kopuş değildir. Bu kopuş anayasal düzenin ortadan kalkmasıdır" dedi. 

Memleket Partisi, bugün Ankara’da bir otelde düzenlenen toplantıyla 79 seçim çevresinde belediye başkan adaylarını açıkladı. Toplantıda, 11 büyükşehir, 7 il ve 61 ilçe için adaylar tanıtıldı. Burada konuşan Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, şunları söyledi:

"HAZİNE YARDIMINA, BELEDİYE YARDIMLARINA KARŞI, KOCA YÜREKLİ ÜYELERİMİZDEN YARDIM İSTİYORUM”

“Mart sonunda bir seçim yaşayacağız. Bazıları bu seçime milyonlarca, trilyonlarca hazine yardımıyla girecek. Bavul bavul hazineden paralar gelecek. Devletin imkanlarıyla kampanya yapacaklar. Bazıları da belediyenin imkanlarıyla yapacak. Biz de Memleket Partisi olarak koca yürekli üyelerimizle yapacağız. O koca yürekli üyelere, belediye başkan adaylarına sesleniyorum: Size verecek bir lira paramız yok Genel Merkez’den. Hatta bugün sizden bir isteğim var, belediye başkan adayları Genel Merkezimize bağışta bulunsunlar gönüllü, ister bir lira ister bin lira. Üyelerimizden de bunu istiyorum. Hazine yardımına, belediye yardımlarına karşı, koca yürekli üyelerimizden yardım istiyorum.

"SEÇİM ŞARKISINI, SEÇİM MİTİNGİNİ BİLİYORDUK AMA SEÇİM TEHDİDİNİ DE GÖRMÜŞ OLDUK”

Seçim dönemi kampanya, seçim şarkısı, miting, afiş, şölen, şenlik demektir. Kırk yıldır siyasette bunu böyle bilirdik. İlk kez seçim tehdidi gördük. Cumhurbaşkanı Hatay’a gitti, ‘Belediyeyi bize vermezseniz hizmet alamazsınız’ dedi. Seçim şarkısını, seçim mitingini biliyorduk ama seçim tehdidini de görmüş olduk. O söz söylenmez. Yaralıya, acılı insana o söz söylenmez. Hataylıya hiç söylenmez. Bir yerde söylenmez, nerede söylenmez derseniz, Hatay’da söylenmez. Yerle bir olmuş bir şehir... Gittiğimizde yatamıyoruz, Gaziantep’de kalıyoruz, sabah geliyoruz, yatacak yer yok. Utanma duygusu kalktı mı böyle olur işte. Tuz kokunca çaresizlik kalır. Recep Tayyip Erdoğan’ın gerçekle bağı kopmuştur. Ayakta durduğuna bakmayın, onu ayakta tutan hırsıdır. Nezaket bitmiştir, insanlık bitmiştir, demokratik tavır bitmiştir; hırsıyla ayakta durmaktadır.

"BİR ÜLKEDE AYM BAŞKANI, ‘AYM’NİN KARARLARINA UYUN’ DİYE ÇIRPINIYORSA O ÜLKEDE EKMEK UCUZ OLMAZ”

Merkez Bankası’nın Başkan Yardımıcısı ne diyor: ‘Politika faiziyle enflasyonun bağı kopmuştur’ diyor. Yani diyor ki ‘Recep Tayyip Erdoğan, damat, Nebati; siz bunu bozdunuz, bağı kopardınız. Biz bunu yeniden kuruyoruz şimdi’ diyor. Adalet, vicdan ve Anayasa arasındaki bağ kopmuştur. Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı, ‘AYM’nin kararlarına uyun’ diye bağırıyor, çıldırıyor. Bir ülkede AYM Başkanı, ‘AYM’nin kararlarına uyun’ diye çırpınıyorsa o ülkede ekmek ucuz olmaz, süt ucuz olmaz, çocuklar süt içemez, o ülkede emekliler geçinemez. O ülkede üretim olmaz, çiftçi üretemez; gençlerde umut, mahkemelerde adalet olmaz. Yargıtay ve AYM arasındaki bağ kopmuştur. Bu kopuş sıradan bir kopuş değildir. Bu kopuş anayasal düzenin ortadan kalkmasıdır. Atamaların liyakatle bağı kopmuştur. Her parti için böyledir bu. Sadece AKP için değil. CHP’ye bakın, partisinin genel sekreterine Esenyurt’u veremiyor. Öbür genel sekreterine Beykoz’u veremiyor. Ama avukatına 30 yaşında Çankaya’yı veriyor. Arpalık çünkü her yer artık. Adalet yok, vicdan yok, liyakat yok... Çürümüşlük, tepeden tırnağa herkesi etkiliyor.

"2019 SEÇİMLERİNDE, ‘BİNALİ YILDIRIM MI KAZANACAK, SİSİ Mİ KAZANACAK’ DEDİN. 2024’TE SİSİ’NİN AYAĞINA GİDİYORSUN”

Konuşmaların nezaketle bağı kopmuş artık, cüzdanların helalle bağı kopmuş. Her yerde çekilen kuralarda bile gerçekle şans arasındaki bağ kopmuş. Hele dış politika var ki evlere şenlik. Recep Tayyip Erdoğan’ın duygu durumuna göre dış politika şekilleniyor. Türkiye’nin çıkarları değil, Erdoğan’ın kişisel kaprislerine göre dış politika belirliyoruz. Sisi darbeciydi. Rabia diyordu, hâlâ daha yapıyor. Erdoğan, baş parmağı kaldır artık, bak Mısır’a gidiyorsun. Darbecinin ayağına gidiyorsun. Erdoğan’a böyle yapan vatandaşlarımıza sesleniyorum: Arkadaşlar ne yapıyorsunuz? Rabia vardı, o Sisi’ye karşı yapılmamış mıydı? Şimdi ayağına gidiyor. Ne Rabia’sı artık? Selamı bir gözden geçirin. 2019 seçimlerinde Erdoğan’ın dediğini hatırlayalım: ‘Binali Yıldırım mı kazanacak, Sisi mi kazanacak’ dedi. 2024’te Sisi’nin ayağına gidiyorsun. Hatay’da başka konuşuyor, Tekirdağ’da başka konuşuyor. Yerel yönetim, merkezi yönetimle uyumlu olmalıymış, böyle diyor Erdoğan. Arkadaş her şeyi sana uydurmaya mecbur muyuz biz? ‘Başbakan ile ben uyuşamıyorum’ dedi. Ne yapalım? ‘Başbakanlığı kaldıralım’ dedi. Kaldırdık başbakanlığı, ayak bağı oluyordu sana. ‘Yargıyı düzenleyelim’ dedi. Yargıyı da ona göre uydurduk. Ekonomiyi buna bıraktık, ‘nas’ dedi, inadından vazgeçmedi, onu da batırdı. Merkez Bankası başkanı zaten dayanmıyor. 6 senede, 6 Merkez Bankası başkanı...

"SELİM TEMURCİ’NİN PARTİSİ ‘GEL ADAY OL’ DİYOR. ‘OLMAM, BEN AK PARTİ’NİN ADAYINI DESTEKLEYECEĞİM’ DİYOR. OY VERENLERİN VİCDANINA BIRAKIYORUM”

Aziz milletimiz, Erdoğan’ın bu keyfiliğiyle duvara toslamak üzereyiz. Tosladık da haberimiz yok. Her şeyi Erdoğan’a göre uydurmak zorunda değiliz. Erdoğan yasalara, Anayasa’ya uymak zorundadır. Peki, neden bu durumdayız? Çok değil, geçtiğimiz mayıs ayında, ‘Aziz milletimiz, sizi kandırıyorlar’ dedim. Şimdi size iki örnek vereceğim; Çankaya, Karşıyaka, Beşiktaş seçmeni size sesleniyorum, sizin vicdanınıza sesleniyorum, bana ‘oyları bölme’ diye bağıranlara sesleniyorum: Selim Temurci, CHP listesinden İstanbul Milletvekili seçildi. ‘Yapmayın, etmeyin. Bunların oyu yok’ dedim. Kendi partisi diyor ki ‘Gel, İstanbul adayı ol.’ ‘Olmam, ben AK Parti’nin adayı Murat Kurum’u destekleyeceğim’ diyor. Oy verenlerin vicdanına bırakıyorum bunu, beynine bırakıyorum. Birol Aydın, CHP listesinden İstanbul Milletvekili seçiliyor. Açıklaması: ‘İstanbul’un 5 yılı boşa geçti. Ben adayım’ diyor. Yazık, günah... Ana muhalefet, şimdi de aynı yanlışlara devam ediyor. Eş, dost, akraba; doğum yerine göre adaylık pazarlaması...

"OMURGASIZ SİYASETİN ORTASINDA GÖZDEN KAÇAN BİR ŞEY VAR. EĞİTİM GÖZDEN KAÇIYOR”

ÖZGÜR ÖZEL, İMAMOĞLU İLE BİRLİKTE SORULARI YANITLADI: “ERDOĞAN, HER ADIMIYLA ‘BU MURAT KURUM’DAN OLMAYACAĞINI ANLADIM. MECBUREN BU KAMPANYAYI BENİM YÜRÜTMEM LAZIM’ DİYOR” ÖZGÜR ÖZEL, İMAMOĞLU İLE BİRLİKTE SORULARI YANITLADI: “ERDOĞAN, HER ADIMIYLA ‘BU MURAT KURUM’DAN OLMAYACAĞINI ANLADIM. MECBUREN BU KAMPANYAYI BENİM YÜRÜTMEM LAZIM’ DİYOR”

Bütün bunların arasında bu hayat pahalılığının, bu siyasetin karmaşasının, ilkesiz, omurgasız siyasetin ortasında gözden kaçan bir şey var. Eğitim gözden kaçıyor. Eğitimin niteliği çöktü. Hele şu özel okul ücretleri var ki yüzde 300 artmış. Özel okullarda yemek ücreti yüzde 300 artmış. Türkiye’de gıda enflasyonu yüzde 70, nasıl oluyor yüzde 300? Okul ücretlerini artıramayınca yemek ücretlerini yüzde 300 artırma, bu bir soygun düzeni. Milli Eğitim Bakanlığını (MEB) göreve davet ediyorum. Buna dur denmelidir. Bakın, dünyada son 1 yılda gıda fiyatları 10,4 düşmüş. Türkiye’de yüzde 69,6 artmış. Dünyada ikinciyiz, G20 arasında Arjantin’den sonra. Türkiye'nin acilen liyakati hatırlaması gerekiyor. Sadakat değil, liyakat her alanda. Belediye başkan adayı belirlenirken de yargıç seçerken de okul müdürü seçerken de... Şeffaflığa ihtiyacı var Türkiye’nin. Türkiye’nin bağımsız kurumlara, bağımsız Merkez Bankası’na ihtiyacı var. Yargısının bağımsız olması gerekir, güven vermesi gerekir Türkiye’nin. Medyanın özgür olması gerekir. Rekabete açık bir kamu ihale kanunu gereklidir Türkiye'ye. Nitelikli bir eğitim, epğitim çökmüştür Türkiye’de. Özerk bir üniversite ve kuvvetler ayrılığı...

"MEMLEKET PARTİSİ OLARAK BİZ BU ÜLKENİN ÜÇÜNCÜ YOLUYUZ”

Biz diyoruz ki Memleket Partisi olarak biz bu ülkenin üçüncü yoluyuz. Bu üçüncü yolu Memleket Partisi olarak bu seçimlerde göstermeye çalışacağız. 3A belediyeciliği diyoruz biz. Yani akıl, adalet, ahlak diyoruz. 3D belediyeciliği diyoruz: dürüst, denetlenen ve demokrat belediye diyoruz. Dirençli kentler öneriyoruz. Mavi-yeşil belediyecilik diyoruz. Kent yoksulluğuyla mücadele edeceğiz diyoruz. Yapay zekayı öncelikli hale getireceğiz diyoruz. Rant değil, memleket belediyeciliği diyoruz. Engelsiz, eşitlikçi, erişilebilir belediye diyoruz. Yerel kalkınmayı önemsiyoruz. Kültür-sanat ve tarihi önceleyen belediyeciliği öneriyoruz. Bugün sizlere arkadaşlarımı tanıtacağım. Haftaya cumartesi günü de İstanbul Büyükşehir Adayımız ile ilçelerini İstanbul’da tanıtacağım.”

79 SEÇİM ÇEVRESİNDE ADAY AÇIKLANDI

Memleket Partisi’nin 79 seçim çevresinde açıkladığı adaylar şöyle:

“Adana-Büyükşehir, Ethem Eke. Adana-Karaisalı, Mehmet Ariç. Adana-Karataş, Sertan Kol. Adana-Pozantı, Muhammed Enes Çıkat. Adana-Seyhan, Nevzat Toplukafa. Adana-Yumurtalık, Özgür Tekin. Adıyaman, Prof. Dr. Ahmet Özalp. Ankara-Büyükşehir, Zafer Burak Hasar. Ankara-Akyurt, Deniz Gökkaya. Ankara-Altındağ, Aynur Arslaner. Ankara-Ayaş, Burak Özkorul. Ankara-Bala, Umut Orbey. Ankara-Çamlıdere, Handan Türkoğlu. Ankara-Çankaya, Veli Özçelik. Ankara-Çubuk, Serkan Kantaş. Ankara-Etimesgut, Ömer Özdoğan. Ankara-Evren, Samed Esen. Ankara-Gölbaşı, Hüseyin Sarıaslan. Ankara-Haymana, Burak Küçük. Ankara-Kahramankazan, Lerzan Sencer Tiryakioğlu. Ankara-Kalecik, Ahmet Dönmez. Ankara-Keçiören, Turgay Cabar. Ankara-Kızılcahamam, Orhan Şimşek. Ankara-Nallıhan, Mert Kaya. Ankara-Polatlı, Özkan Çelik. Ankara-Pursaklar, Murat Aslandoğdu. Ankara-Sincan, Ziya Kirzuk. Ankara-Şereflikoçhisar, Mahmut Celal Ünsal. Antalya-Konyaaltı, Onur Duruk. Bursa-Büyükşehir, Ruşen Sever. Bursa-Gemlik, Nazan Bozan. Bursa-İnegöl, Yasemin Soydan. Bursa-Karacabey. Buket Saribal. Bursa-Mustafakemalpaşa, Burak Gökmen. Bursa-Osmangazi, Ahmet Atalay. Bursa-Yıldırım, İlker Kılıç. Çanakkale, Atalay Seçkin. Çanakkale-Ayvacık, Burak Gürel. Denizli-Büyükşehir, Mustafa Çağlayan. Denizli-Acıpayam, Ali Sefa Tutmaz. Denizli-Bekilli, Mesut Gömceli. Denizli-Merkezefendi, Haydar Volkan Haytaoğlu. Edirne, Çiğdem Bora. Eskişehir-Günyüzü, Mehmet Kurt. Eskişehir-Odunpazarı, Alihan Göçmen. Eskişehir-Sarıcakaya, İlker Akbaş. Eskişehir-Tepebaşı, Enes Erdönmez. Gaziantep-Şahinbey, Halil İbrahim Çıbık. Gaziantep-Şehitkamil, Ercan Akyosun. Girsun, Suat Öndaş. İstanbul-Arnavutköy, Ruhi Tuncel. İstanbul-Ataşehir, Reşat Şahin Öztürk. İstanbul-Avcılar, Çiğdem Eriş. İzmir-Buca, Gülderen Özafacan Zeğerek. İzmir-Güzelbahçe, Yaşar Üremiş. Kahramanmaraş-Büyükşehir, Cuma Akpınar. Kastamonu, Ayten Urganioğlu. Kastamonu-Cide, Selahattin Baygın. Kayseri-Büyükşehir, Deniz Coşkun. Kırklareli, Aslı Eligüzel. Kırklareli-Lüleburgaz, İdil Özkan. Kocaeli-Büyükşehir, Ünal Karasağız. Kocaeli-Derince, Yaşar Aka. Kocaeli-Gebze, Musa Ertürk. Kocaeli-Gölcük, Mehmet Bali. İzmit, Timur Duman. Manisa-Büyükşehir, Gülnur Efe. Manisa-Turgutlu, Selahattin Taş. Osmaniye, Bekir Levent Ersoylu. Ordu-Korgan, Cengiz Bölek. Rize, Esnaf Atilla Kayhan. Samsun-Büyükşehir, Seyit Ahmet Koçak. Samsun-Atakum, Hasan Maraz. Samsun-Terme, Fatih Kanca. Tekirdağ-Büyükşehir, Barış Tunca. Tekirdağ-Ergene, Levent Filizli. Tekirdağ-Marmaraereğlisi, Mithat Soylu. Tekirdağ-Süleymanpaşa, Harun Eligüzel. Van-Büyükşehir, Ali Ertuğrul Aybay.”

Kaynak: anka