(İSTANBUL) - AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’i 19 Ocak 2007’de düzenlediği silahlı saldırıda öldüren ve geçen aylarda tahliye edilen Ogün Samast'ın yargılanmasına devam edildi. Duruşmada dinlenen tanık Mehmet Aksoy, cinayet hakkında tasarlanma aşamasında haberdar oldukları iddia edilen dönemin polis şefleri ve FETÖ yapılanması hakkında ifade verdi. 

Hrant Dink'in katili Ogün Samast, 15 Kasım 2023'te tahliye edilmişti. Samast hakkında "Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek" suçundan 7 yıl 6 aydan 12 yıla kadar hapis istemiyle hazırlanan iddianame İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilmişti.

Milli Savunma Bakanlığı: “Yunanistan’a yasa dışı yollarla geçmeye çalışan dokuz şahıs Edirne’de yakalandı” Milli Savunma Bakanlığı: “Yunanistan’a yasa dışı yollarla geçmeye çalışan dokuz şahıs Edirne’de yakalandı”

Samast hakkında açılan yeni dava, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki Dink’in öldürülmesine ilişkin FETÖ amaçları doğrultusunda hareket ettikleri iddiasıyla aralarında Yasin Hayal, Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer ve Erhan Tuncel’in de bulunduğu 11 sanığın yargılandığı dava ile birleştirilmişti.

Duruşmaya tutuksuz sanık Ogün Samast, Trabzon'dan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı. Tutuklu sanıklar Ali Fuat Yılmazer ile Ramazan Akyürek de bulundukları cezaevlerinden duruşmaya SEGBİS ile katıldı. Bazı diğer sanıklar da duruşmaya SEGBİS üzerinden bağlandı. Taraf avukatları da mahkemede hazır bulundu. 

Duruşmaya Konya'dan SEGBİS ile katılan tanık Mehmet Aksoy, şunları söyledi:

"Uzun zaman olduğu için net hatırlamıyorum. Yanımdaki sanığa bakınca tanıyamadım. Konya'da 2006-2015 civarında görev yaptım. O zamanlar sohbetlere geldiklerini hatırladığım bir iki kişi vardı, şu anda hatırlamıyorum. Fahrettin, İlker... Soyadlarını hatırlamıyorum. Ali Fuat Akdağ'ı tanıyorum. Ona herhangi bir grup devrettim mi hatırlamıyorum. Devrettim gibi hatırlıyorum. 2010'dan sonrasıydı galiba. Hakkımda Bylock soruşturması vardı. ID numarasını hatırlamıyorum. Sohbet gruplarına gelen emniyet mensuplarıyla Bylock üzerinden haberleşmiştik. Sohbete gelen emniyet mensuplarının hepsine Bylock yüklenmiş olabilir. Ben yüklesinler diye telkinde bulunmadım. Bizse 'söyleyin' denildi, bizim de yüklediklerimiz oldu yüklemediklerimiz oldu. Bazıları yükledi bazıları yüklemedi. Aradan çok zaman geçtiği için hatırlayamıyorum.''

''Bu gruplar nasıl kurulurdu, üyeler nasıl alınırdı" sorusuna Aksoy, "Sorumlu bir kişi vardı. Bizim Fatih Öztürk diye bir sorumlumuz vardı. Bu sorumlular söylerdi grup kurulacağı zaman, kimin gruba alınacağını. Hüseyin Cankurt vardı, öğretmendi. O da emniyet gruplarıyla ilgileniyordu. Sohbet gruplarına gelenlerden himmet talep ediliyordu. Bize söylüyorlardı, biz de istiyorduk. Vermek isteyen veriyordu, vermeyen vermiyordu. Kimseyi zorlamıyorduk" diye yanıt verdi. 

"Tanığı tanımıyorum"

Sanıklardan Adem Sağlam, tanığın sözlerine karşı, "Ben bu şahsı tanımıyorum. Yüzünü de ilk kez görüyorum. Ben Konya'ya 2013'ün sonunda geldim. Sonrasında zaten açığa alındım. Babam da hastaydı, şehir dışındaydım. Ben Bylock kullanmadım. Zaten orada bir sürü isim var. Tanığın beyanlarını reddediyorum" dedi.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, dosyayı esas hakkındaki mütalaa için savcılığa göndererek duruşmayı 12 Haziran'a erteledi. 

Kaynak: anka