(ŞANLIURFA) - Şanlıurfa Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı ve Hilvan Ziraat Odası Başkanı Hikmet İpar, açıklanan hububat alım fiyatlarına tepki gösterdi. "Bir şekilde revize edilmesi gerekiyor eğer ki bu revize gerçekleşmezse çiftçilerimizin hali gerçekten perişan. İleriki dönemlerde fiyatların artması çok da çiftçinin yararına olmayacaktır, çünkü çiftçi elindeki buğdayı satmak mecburiyetindedir" dedi.

Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 2024 hububat alım fiyatlarını 6 Haziran'da açıkladı. Ekmeklik buğdayın kilogram fiyatı 9,25 TL, makarnalık buğdayın kilogram fiyatı 10 TL, arpanın kilogram fiyatı ise 7 lira 25 kuruş olarak belirlendi. Bakanlık tarafından açıklanan fiyatlar üreticiyi memnun etmedi. 'Tarımın başkenti' Şanlıurfa’da ziraat odası başkanları da TMO'nun hububat alım fiyatlarına tepki gösterdi.

ANKA Haber Ajansı mikrofonuna konuşan Şanlıurfa Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı ve Hilvan Ziraat Odası başkanı Hikmet İpar şunları söyledi:

"Maalesef ki açıklanan hububat fiyatları çiftçimizi hiç de memnun etmemiştir.  Çiftçimiz bu konuda bayağı bir mustariptir, açıklanan fiyatlar bizim fiyatlarımızın artış oranın çok çok altında, dolayısıyla çiftçilerimiz bu fiyatı bizler de dahil olmak üzere bu fiyatı beklemiyorduk. Ancak açıklanan fiyatlar, makarnalık buğdayda 10 lira ekmeklik buğdayda 9 lira 25 kuruş, arpada 7 liralık bir artış bizi sevindirmemiştir. Bu makarnalık buğdayda geçen yıla göre hesapladığımız zaman yüzde 11 civarında bir artış demektir. Arpada ise yüzde 3 civarında bir artış demektir geçen yıl ki fiyatlara göre.

"Bizim girdilerimizde yüzde 67'lik bir artış var"

Iğdır'da coğrafi işaretli 'sarı altın' kayısısının hasadına başlandı Iğdır'da coğrafi işaretli 'sarı altın' kayısısının hasadına başlandı

Tabii haliyle bizim girdilerimizde yüzde 67'lik bir artış var. Bu yüzde 67'ye istinaden birde TÜİK'in verilerine göre enflasyonun yüzde 10 ve yüzde 75 yükseldiğini düşünürsek bu açıklanan rakamlar çok da komik kalmıştır ve çiftçilerimizi oldukça sıkıntıya koymuştur. Bu fiyatların açıklanması ile birlikte piyasadaki hububat fiyatları 8 buçuğa kadar inmiştir maalesef.

"Bu şekilde giderse ülkemizde buğday açığı ortaya çıkacaktır"

Çiftçimizin beklentisi makarnalık buğdayda 12 lira ile 14 lira arasındaydı buna ayrıca biz 2 lira bir destek talebimiz olmuştu. Evet destek 1,75 kuruş beklentimize yakın bir şekilde gerçekleşti bu sevindirici bir olay. Ancak biz bu desteklemeyi bir yıl sonra alacağımız için enflasyon verilerini de hesaba katarsak önümüzdeki yıl bu desteklemeyi aldığımız zaman bugünkü 1 lira hükmündedir. Ancak fiyatların taban fiyatlarının bu şekilde düşük gösterilmesi piyasada fiyatın düşmesi çiftçilerimize oldukça mağdur duruma sokmuştur ve önümüzdeki yıllarda buğday üretimini azaltacaktır.

Daha önceki yıllarda biz buğday üretimimizi Türkiye ihtiyacını karşılayacak dereceye neredeyse getirmiştik, ancak bu şekilde fiyatlar açıklanırsa önümüzdeki yıl çiftçilerimiz buğday üretiminden kaçacaktır. Dolayısıyla bu bir buğday açığı ortaya koyacaktır ve gıda riski ortaya çıkacaktır. Tabii TMO'ya ürününü satan çiftçilerimiz paralarını 45 gün sonra alacakları için bu da ayrıca bir sıkıntı oluşturuyor çünkü bölgemizin borç ve ödeme dönemi genelde 7-15'tir. 7-15'e kadar çiftçilerimiz parasını almadığı zaman ürünü paraya çevirmediği zaman dolayısıyla borçları ile karşı karşıya gelecek bu da sosyal bir patlamaya sebep edebilme ihtimalini doğuruyor. Ama dediğim gibi piyasa çok düşük borçlu çiftçilerimiz piyasaya vermek zorunda. İleriki dönemlerde fiyatların artması çok da çiftçinin yararına olmayacaktır, çünkü çiftçi elindeki buğdayı satmak mecburiyetindedir.

"Revizyon bekliyoruz"

Tabii ki bir revizyon bekliyoruz Türkiye Ziraat odalar Birliği Genel Başkanımız sayın Şemsi Bayraktar bu konu ile ilgili özellikle sayın cumhurbaşkanımıza fiyatların revize edilmesi ile ilgili bir mektup göndermiştir. Bunun bir şekilde revize edilmesi gerekiyor eğer ki bu revize gerçekleşmezse çiftçilerimizin hali gerçekten perişan. Bir an önce bu revizenin fiyatlardaki revizenin gerçekleşmesi gerekiyor.

"Yüzde 75'lik kaçak olayını kabul etmiyoruz" 

İpar, bölgede kaçak elektrik kullanıldığı iddialarına da tepki gösterdi. İpar, “Her gün kaçaklarla karşı karşıya kalıyoruz kaçakla itham ediliyoruz. Biz bu Kaçak olayını özellikle de DEDAŞ'ın belirtmiş olduğu yüzde 75’lik Kaçak olayını kabul etmiyoruz çünkü bölgemizde yüzde 75 dolayında bir Kaçak oranı yoktur. Hazırlık yapmayıp kesinti yoluna gidiyor kesintiyi yaptığı zaman da borcunu ödemeyenlerin kesintilerini yapıyoruz diye bir ifade ediyorlar ancak bu kesinlikle böyle değildir sadece borcunu ödemeyen değil borcunu ödeyen ya da ödemeyen herkesin o hat üzerinde kimin kuyusu varsa hepsini birden kesiyor” dedi.

İpar şöyle konuştu:

“Bu sıkıntılar gerçekten de çiftçilerimizi çok mağdur ediyor, çiftçilerimizin üretimini baltalıyor. Bu şekilde kesintiler devam ederse ya ürün tamamıyla kuruyacak ya da yüzde 50 dolayında rekolte düşüklüğüne gidilecektir. Rekolte düşüklüğü de sadece çiftçiye yansımayacak dolayısıyla Türkiye'nin geneline yansıyacak. Türkiye genelinde ortalamayı düşürecektir. Biliyorsunuz pamuk üretiminde Türkiye birincisiyiz eğer ki rekolte düşüklüğüne gidersek bu rekolte düşecektir dolayısıyla yine ithalata muhtaç kalacağız.”

 

 

Kaynak: anka