MELTEM KARAKAŞ

Konfederasyonlardan gelen talep doğrultusunda imzalanan ek çerçeve protokolüne tepki gösteren Türk Harb İş Eskişehir Şube Başkanı Hasan Atak, “Emekçiler ek çerçeve protokolüyle işçiler tarafından asla kabul edilemeyecek ve sorunlarımızı da çözmeyecek yüzde 32.57’lik bir rakamla karşı karşıya bırakılmış ve işçilerin, emekçilerin, üyelerinin değil, kendi istediklerini imza altına almışlardır” dedi.

2023-2024 dönemini kapsayan Toplu İş Sözleşmesi Çerçeve Anlaşma Protokolü kapsamında, toplu iş sözleşmelerinin ücret dönemlerine ilişkin takvim farklılıklarından dolayı, konfederasyonlardan gelen talep doğrultusunda Kamu Toplu Sözleşmesi Ek Protokolü imzalandı. Türk Harb İş Eskişehir Şube Başkanı Hasan Atak bugün basın toplantısı düzenleyerek ek çerçeve protokolüne tepki gösterdi. Atak, konuşmasında şunları söyledi:

"Ülkemiz ekonomisinde son dönemde yaşanan değişimlere bağlı olarak üst üste açıklanan yüksek enflasyon oranları markete, pazara, yaşam alanlarımıza yansırken tükettiğimiz tüm temel ihtiyaçlarımıza gelen zamlar biz emekçileri olumsuz yönde etkilemeye devam etmektedir. Artık bu rakamlar bizim yaşam kalitemizi düşürmekte, geçinemez, barınamaz hale getirmektedir. Maaşlarımızda alım gücümüzü rahatlatacak herhangi bir iyileştirme olmadığı gibi 2023 yılı kamu çerçeve protokolünün imzalandığından bugüne bugün itibariyle açıklanan ocak ayı enflasyonu ile birlikte toplamda yüzde 50’yi geçen enflasyonla baş başa kalmış bulunmaktayız.

“ÜYELERİNİN DEĞİL KENDİ İSTEDİKLERİNİ İMZA ALTINA ALMIŞLARDIR”

Bu gelişmeler üzerine geçen hafta içinde Türk İş Ankara’da acil kamu koordinasyon kurulunu toplayıp genel başkanlarla birlikte bir toplantı gerçekleştirmiş ve bu toplantılarda 29 Ocak’ta tüm kamuoyuna eylem planını açıklayacağını duyurmuştur. Ancak 29 Ocak’ta eylem kararı bekleyen işçiler, emekçiler ek çerçeve protokolüyle işçiler tarafından asla kabul edilemeyecek ve sorunlarımızı da çözmeyecek yüzde 32.57’lik bir rakamla karşı karşıya bırakılmış ve kendi istediklerini işçilerin, emekçilerin, üyelerinin değil kendi istediklerini imza altına almışlardır.

“CİDDİ BİR TEHLİKEYLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

Daha öncesi söylemiş olmakla beraber buradan bir kez daha ifade etmek istiyoruz ki, kamu çalışanları özellikle temsil ettiğimiz kendi üyelerimiz Milli Savunma Bakanlığı iş kolunda çalışan üyelerimiz son yıllarda enflasyona bağlı olarak artan zamlarla birlikte TÜİK’İn vermiş olduğu yalan yanlış rakamlarla birlikte çarşıda, pazarda yaşanan gerçek enflasyonun ücretlere yansımaması nedeniyle büyük sıkıntı içindeler. Özellikle Eskişehir özelinde 1. Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü’nde çalışan üyelerimiz adına mesleki açıdan baktığımızda, iş yerlerimizin özelinde baktığımızda ciddi bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Gerçekten bizler artık geçinemiyoruz. Büyük sıkıntı içindeyiz. Bu geçinemeyişimiz artık ailelerimize, çocuklarımıza ve her şeyden önemlisi de yıllardır Eskişehir’in dinamosu durumunda olan 1. Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü iş yerimize yansımaktadır. Yıllardır hem üretirken hem tüketirken ağır vergiler altında kalan işçi sınıfı ve savunma sanayisindeki işçiler yüzde 15 vergi diliminin sabit tutulmasıymış, enflasyon üzerindeki zamlarmış, refah paylarıymış gibi birtakım aldatmacalardan bıkmış usanmışlardır.

“TÜRK İŞ ARTIK HÜKÜMETİN KAYIĞINDAN İNMELİ, EMEKÇİLERİN SESİ OLMALI”

Türk İş’in işçiden yana irade koyması beklenirken maalesef bu iradenin çok uzağında hareket etmeye devam etmektedir. Türk İş’in bu hareketlerine ihtimal bile vermeyen üyelerimiz buna inanmak istemişler, ancak bu yapılan ek çerçeve protokolle bu inançlarının boşa çıktığını bir kez daha görmüşlerdir. Türk İş artık hükümetin kayığından inmeli, emekçilerin sesi olmalı. Onların önüne düşmelidir, bizlerin önüne düşmelidir. Beklentilerimiz bu yöndedir. Aksi taktirde işçilerin sorunu asla çözülmeyecektir ve yıllarca sürecek sefalet ücretleriyle işçiler yaşamlarını sürdürmek zorunda kalacaklardır.

“REFAH PAYI ALMADAN YAŞAMAYA MAHKUM EDİLECEKLER”

Bizlere verilen ve kamuoyuna yansıtıldığı gibi zam oranları yüzde 32.57 değildir. Sadece ocak ve şubat ayında verilen enflasyon oranlarının 750 bin kamu işçisinin çok küçük bir kesimine verilerek bu zam oranlarının telafi edilmeli veya bir düzeltmedir. O da göstermiştir ki bu zam oranı mart ayının başından itibaren yüzde 10’un bir ya da iki puan üzerine çıkacaktır. Bütün insanlar bu dayatmayla bir yıl boyunca hiçbir refah payı almadan bunlarla yaşamaya mahkum edilecektir. Bu bizler tarafından kabul edilemeyecek bir durumdur. Artık geçmiş zamandaki kayıplarımızı bir kenara bıraktık, yaşam derdine düştük.

“İŞÇİ KESİMİYLE TEKRAR BİR ARAYA GELİNMELİ”

Bütün üyelerimizin açlık ve yoksulluk sınırı üzerinde ücret alıncaya kadar mücadelemize devam edeceğiz. Hükümete buradan sesleniyoruz: Yapılan ek çerçeve protokolü sendikaların, konfederasyonların söylediği şekilde üyelerin taleplerini yansıtan bir rakam değildir. O nedenle de mutlaka acilen işçi kesimiyle tekrar bir araya gelinmeli ve yapılan ek çerçeve protokolü gözden geçirilmeli. Bizler insan onuruna yetecek ve mesleki etiklerimizi, haklarımız da koruyacak uygun ücret politikaları hayata geçirilinceye kadar tavizsiz bir şekilde daha öncesinde almış olduğumuz eylemlilik kararına devam edeceğiz. Bu kararımızın arkasındayız. Taleplerimizi ısrarla söylemeye devam edeceğiz.”

SOYER: “ENGELSİZ BİR YAŞAM İÇİN HER ZAMAN TEK YÜREK OLACAĞIZ” SOYER: “ENGELSİZ BİR YAŞAM İÇİN HER ZAMAN TEK YÜREK OLACAĞIZ”

 

Kaynak: anka