Özel Haber / Cemil UĞUR

Türkiye’de gazetecilik yapmak hem mesleki hem de kişisel açıdan pek çok zorlukla karşı karşıya. Gazeteciler, ifade özgürlüğünün kısıtlandığı, baskı ve tehditlerin arttığı, tutuklama ve yargılama riskinin yüksek olduğu bir ortamda çalışmak zorunda. Ayrıca, gazetecilerin maddi sorunları da var. Basın sektöründe düşük ücretler, iş güvencesizliği, sosyal hakların yetersizliği gibi sorunlar yaşanıyor. Gazeteciler, ekipman almak için de yüksek fiyatlarla karşılaşıyor. Örneğin, bu gün en ucuz ikinci el bir fotoğraf makinesi ortalama 10 bin lira, bir kamera ise 20 bin lira civarında.

Bu haberimizde, Türkiye’de gazetecilerin yaşadıkları zorluklara ve taleplerine odaklanacağız. Bu konulara ilişkin görüştüğümüz gazeteciler, mesleklerini yapmaya çalışırken karşılaştıkları engelleri ve beklentilerini paylaştı.

“Ekipman almak için borçlandım”

Van’da  serbest foto muhabiri olarak çalışan Mehmet Yılmaz (36), ekipman almak için bankadan borç aldığını söyledi. Yılmaz, “Benim işimde kaliteli bir fotoğraf makinesi ve lensler olmazsa olmaz. Ama bunların fiyatları çok yüksek. Ben de geçen yıl yeni bir fotoğraf makinesi almak için 100 bin lira borç aldım. Şimdi her ay 5000 lira taksit ödüyorum. Ama kazandığım para bunu karşılamaya yetmiyor. Çünkü iş bulmak da çok zor. Pandemi nedeniyle etkinlikler azaldı, basın kartım olmadığı için bazı yerlere giremiyorum, bazen de çektiğim fotoğrafları satamıyorum” dedi.

Yılmaz, ekipman almak için devletten veya meslek örgütlerinden destek beklediğini belirtti. “Gazetecilik kamu yararına bir meslek. Biz toplumu bilgilendirmek için çalışıyoruz. Ama bu çalışmalarımızın karşılığını göremiyoruz. Ekipman almak için devletten veya meslek örgütlerinden destek bekliyoruz. Mesela vergi indirimi, faizsiz kredi veya hibe gibi imkanlar sağlansın. Yoksa bu şartlarda gazetecilik yapmak imkansız” diye konuştu.

“Ekipmanımız eski ama yenilemek için paramız yok”

Ağrı’da internet haber sitesinde çalışan Murat Ülker (29), ekipmanlarının eski olduğunu ama yenilemek için parasının olmadığını söyledi. Ülker, “Bizim haber sitesi küçük bir bütçeyle çalışıyor. Ekipmanlarımız da eski model. Mesela benim kullandığım kamera 2010 yılından kalma. Ama yeni bir kamera alacak paramız yok. Çünkü reklam gelirleri düştü, abone sayısı azaldı, maliyetler arttı. Biz de mecburen eskimiş ekipmanlarla çalışmaya devam ediyoruz” dedi.

Ülker, ekipman yenilemek için basın sektörüne yönelik teşvikler olması gerektiğini belirtti. “Basın sektörü zor durumda. Hem siyasi hem de ekonomik baskı altında. Ekipman yenilemek için basın sektörüne yönelik teşvikler olması gerektiğini düşünüyorum. Mesela KDV oranları düşürülsün, ekipman ithalatında gümrük vergisi alınmasın, basın sektörüne yönelik fonlar kurulsun. Bu şekilde hem gazetecilerin hem de haber sitelerinin işleri kolaylaşır” diye konuştu.

“Ekipmanımızı kendimiz almak zorundayız”

Diyarbakır’da yerel gazetede çalışan Ahmet Demir (32), ekipmanlarını kendilerinin almak zorunda olduğunu söyledi. Demir, “Benim çalıştığım gazete küçük bir gazete. Ekipman konusunda bize hiçbir destek vermiyor. Biz kendi cebimizden ekipman almak zorundayız. Ama bu da çok zor. Çünkü gazetecilikten kazandığımız para çok az. Ben asgari ücretle çalışıyorum. Ekipman almak için biriktirdiğim parayla ancak geçinmeye çalışıyorum” dedi.

Demir, ekipman almak için meslektaşlarıyla dayanışma içinde olduklarını belirtti. “Ekipman almak için meslektaşlarımla dayanışma içindeyiz. Mesela birimiz yeni bir kamera aldığında diğerlerine de ödünç veriyoruz. Bazen de ortaklaşa ekipman alıyoruz. Ama bu da yeterli olmuyor. Çünkü herkesin kendi ekipmanına ihtiyacı var. Ekipman almak için daha fazla gelir elde etmemiz lazım. Ama bunun için de gazetelerin bize daha iyi ücret vermesi lazım” diye konuştu.

Türkiye’de gazetecilerin yaşadıkları zorluklara ve taleplerine dair bu haberimizi burada sonlandırıyoruz. Gazetecilerin mesleklerini yapmaya çalışırken karşılaştıkları engelleri ve beklentilerini duyurmak amacıyla hazırladığımız bu haberimizi umarız ilginizi çekmiştir.

Editör: Vildan Atmaca